Konustugumuz Gibi Uzaklara, Kursat Basar
"Evet sevgili Seline, bütün yasamimdan daha çok sevebildigim, bu ülkeyi yillar önce birakip giden o camçocuga" (cem) Sanirim, bildigim, tek basina becerebildigim pek az seyden birini yapacagim: Yolculuk, hiçbir yere dogru." (selin>cem) Unutmak ve yine de yasamak mümkün degil, bunu ögrendim. (cem>nevitin ölümü için) Bütün güzel anlarin geride kaldigi bütün saatlerden nefret ediyorum, zamanin alay edercesine geçisinden, geride hep artikdönülmeyecekanlar birakmasindan. Elini oksuyorum, "Beni gerçekten duyuyor musun, su içmek ister misin, bu gece televizyonda birkadinbirerkek oynuyor, biliyor musun?" diyorum. (cem>nevit-ölürken) Ansizin gelen ölümü seviyorum, sonsuz bir hizla çarpan, alip götüren ölümü. (cem) Simdi o acilarin nasil da anlamsiz oldugunu düsünüyorum. Biz büyüdükçe aci azaliyor sanki. Ama sonra bir gün ansizin gözlerde, saçlarda, yüzçizgilerinde, ellerde, derin hiç silinemeyecek izlerle beliriveriyor. Çogu kez de görünmüyor, içimizdeki bosluklara yayiliyor -bir yürek sikintisi- bu, gizleri çözülmemis har,itanin hiç adlandirilmamis ülkelerine yerlesiyor. Mutluluksa iz birakmayacak kadar kisa ve çabuk geçiyor. (cem>nevit-hastanedeyken) ikisi de vardi, aci ve mutluluk ama biz yalnizca mutlulugu ariyorduk (cem) ("Nedir bunca dönüssüz olan? Ölümden baska dönüssüz olan ne var?") (cem) Senin gülümseyisinin gölgesi kirmizi (cem>selin) Galiba günesin çevresinde bir kez daha döndük. Iyi yillar. (cem>selin) Simdi rüzgâr, dünyanin bu kahredici rüzgâri onu, bir gemiyle gidebilecegi heryerden uzaga tasidi. (cem>nevitin ölümü) Çok eskiden bu kentte, sevdigim biri bana, bir durumdan ötekine geçemedigimi söylemisti. Bir durumdan ötekine geçemedigim yasamin, sonsuz aci ve yikimin önünde, ölümün önünde çok zayif, çok zavalli oldugunu hiç unutmadigim dogru. Hersey yasamimizdaki o anlik rastlantilarla örülmüyor mu? Öyleyse o karari nasil verebiliriz ki? Ben de o rastlantiyi bekledim, o rüzgari, belki bazan istenen bir rüzgar daha kolay tasisin, ya da istenmeyen bir rüzgar alip götürmesin diye küçük direnmelerim vardi, çogu kez önemi olmayan. Baska yasambiçimleri görmek, bunca acidan uzaklasip baska acilarla tanismak, belki istenen bazi seyleri yapabilmek için mi istemistiem gitmeyi? Hayir. Gitmek istememin hiçbir nedeni yoktu. Kabullenemedigim bu dünyadan çikmak, yeryuvarlagin kalin çemberini kirmak için gösterebilecegim sonuçsuz, umarsiz çaba. Beni çeken yalnizca buydu. Baska bir dünyaya ait oldugum inanci. Simdi artik hiçbir inancim yok. Ben sonsuz yanilsamayi yasiyorum oysa evrenin apaçik bir gerçekligi var. Yeryüzünde hiçbir düs ülkesi, bir düs alani kalmayisi ne tuhaf. (cem) |