Sevgililer, Kürşat Başar

Onlari gördügümde, bir Subat sabahi deniz kiyisindaki bir otelin çay salonunda, birbirlerinin gözlerine bakarak oturuyorlardi. Camlardan yemyesil kis denizinden geçen bir gemi görünüyordu.

Geceyi birlikte geçirmis gibiydiler. Uykusuz, yorgun, belki biraz düsünceli...

Genç kiz ara sira uzun, dagilan saçlarini düzeltiyor, sonra herhalde 20’lerindeki oglana birseyler söylüyordu.

Önümdeki dergide kara kara düsünen bir kadinla, yakisikli bir adam fotografinin altinda, "Sevgilinizin sizi aldattigini nasil anlarsiniz?" diye bir baslik vardi. Kahvemi içerken, "Baska bir yere gitsek," dedi oglan. "Uzakta kimsenin bizi tanimadigi bir yere."

Kiz güldü. Ama biraz buruktu gülümseyisi. Oturdugum yerden onun soluk giri gözlerinin sabah isiginda nasil güzel göründügüne bakmaktan kendimi alamiyordum.

Bir sigara yakti.

"Gidelim," dedi, kisik birsesle.

Derginin sayfalarini yavasça çevirmeye basladim, reklamlara, küçük haberlere baktim. Yeni asklar ve ayrilanlar ayni sayfada yayinlanmisti. Begendigim sarkicilardan birinin yeni bir sevgili bulmasi hiç hosuma gitmedi.

"Aslinda bunu yalmamaliyiz, biliyorsun," dedi kiz. "Yapmamaliyim."

Çocuk hiçbir sey söylemedi. Bakislarini göremiyordum.

"Sanirim ondan ayrilamayacagim."

Artik derginin sayfasindan basimi kaldiramiyordum. Gizli bir askin tam yaninda duruyordum. Belki bir askin ilk günlerinin, bir aldatmanin, bir heyecanin ve büyük bir sirrin. Benim de yapmamam gerekirdi. Onlari dinlememeliydim. Ama kendi kendime, bir yazarin bu kadarcik hakki oldugunu söylüyordum.

"Benim kaybolmami mi istersin?" diye sordu çocuk. "Bu seni mutlu edecek mi?"

Basimi kaldirdim, kiz onun ellerini tuttu.

"Böyle olmayacak," dedi, "içimde anlatamayacagim bir duygu var, büyük bir sikinti gibi, pesimi birakmayan bir korku gibi, içimde ama, kurtulamiyorum ondan."

"Bana cevap ver," dedi çocuk.

Oysa kiz cevap veriyordu zaten. Cebimden kalemimi çikartip derginin üstüne birseyler çizmeye basladim.

Iki kadin gelip az ötede baska bir masaya oturdular, yiyecek birseyler istediler.

"Eger istedigin buysa..." dedi çocuk. Arada bir cümleyi kaçirmistim.

"Hayir, istedigim bu degil, ama içimdeki bu seyle istedigimin ne oldugunun önemi yok, anlamiyor musun?" dedi kiz. Sesi yardim ister gibiydi. Bir yerlerde onu bekleyen, onu seven, su an onu baska bir yerde sanan biri vardi. Bu durumda hikaye kahramanlarima bile yardim edemezdim. Belki az sonra kiz gidecekti, belki sözcükler biraz daha sertlesmis olacakti, belki artik görüsmemeye karar vereceklerdi, belki bu aksam yeniden telefonla konusacaklardi.

Kursat Basar Ana Sayfasi

Gazete Yazilari

Home

1