Bir İlk Kitap Ama... Zeyyat Selimoğlu “Kış ikindisinin Evinde” Kürşat Başar’ın ilk öykü kitabı. Ama gerçekten öyle mi? Aslında bir ilke hiç de benzemeyen bir ilk kitap bu. Bir “düşünür-şair-öykücü” üçgeninin birikiminden kaynaklanmış bir kitap etkisi uyandırıyor Kürşat Başar’ın kitabı. Okurken şöyle bir kanıya kapıldım. Başar bu kitabı çok daha önceden yazıp yayınlayabilirmiş ama yapmamış, tutmuş kendini, o birikimin iyice durulup yerleşmesini beklemiş. Bu yazma edimi hep bir kalite denetimine ve titizliğine uğrayarak ertelenmiş. Kitap 1980-87 arasında hazırlanmış. Onca zamanlık birikim bir “katarsis-boşalma” havasında kağıda dökülmüş etkisi de uyandırıyor. Ama bu boşalma garip bir biçimde yine de yazarın denetimi ve disiplinli tutumu içinde gerçekleşiyor. Dağınık ve başıboş değil. Kürşat Başar, kendini kolay ele vermeyen, okurunu çaba harcamaya çağıran bir yazar. Şöyle bir önsöz yazsaydı hiç yadırganmazdı sanırım: “ey okur, bu öyküleri birer müzik parçası dinler gibi okuyabileceksen oku. Onları yazmak için kendimi yokuşlara sürdüm, kendimi zora koştum, sınavlara çektim. Senden de bir okur olarak buna yakın bir çaba beklemek hakkımdır. Bu öyküleri hemen anlamak için değil, önce dilin ve anlatımın tadına varmak için okuyabileceksen oku.!” |