Bekaret, Kursat Basar Bundan tam on yil once yayinlanan ilk kitabimdaki giris oykusu "Disarda Kotuluk Vardi" adini tasiyordu. Aslinda kitaptaki seklini almadan once sanirim en az bes kez yazilmisti. İlk yazilisi onyedi onsekiz yaslarima rastliyordu. Gunun birinde bir gazetede okudugum bir habere ve uc kiz arkadasimin basina gelen bir olaya dayaniyordu. Gazetede okudugum haberde, İstanbul'un unlu okullarindan birinde yatili okuyan iki genc kiz okuldan bir geceligine kacmis ve arkadaslariyla gezip eglenmislerdi. Sonunda olay ortaya cikinca da intihar etmisler ama son anda kurtarilmislardi. Benim uc kiz arkadasimin da basina benzer bir sey gelmis, okula donduklerinde ogretmenler, aileler, hademeler ve arkadaslarindan olusan bir yargilayici kalabalikla karsilanmis, bekaret testine gonderilmek istenmislerdi. Kendilerini belki de hayat boyu bir daha asla boylesine asagilanmis hissetmeyeceklerdi. Ama onlar kendilerine bunu yapan hic kimseyi fazla onemsemediklerinden intihar etmeye kalkismadilar. Yazdigim oyku, bu uc kizin yasadiklarini, o geceyi, onlari o geceye getiren olaylari, okula dondukleri sabahi ve bu garip intihar oykusunu birlestiriyordu. Oykunun yayinlanmasindan on yil sonra, ama yazilisindan yaklasik 20 yil sonra onceki gun gazeteyi actigimda yine ayni konuyla karsilastim. Zaman icinde birkac kez daha rastlamistim aslinda. Benzer olaylarda intihari deneyenler arasinda gercekten olenler vardi. Olmeyen ama ruhsal olarak sonsuza dek yaralanmis olanlari belki de haber niteligi tasimadigi icin bilmiyorduk. Bu kez haber, yine Avrupa'nin bastirmasiyla, bizim kadin bakanlarimizin olaya el koydugu ve yasal olmayan bu tur bir uygulamanin kesinlikle engellenmesi icin girisimde bulunduklarini bildiriyordu. Aslinda yasal bir dayanagi olmayan "bekaret kontrolu" kimi zaman polisler kimi zaman da ogretmenler, mudurler, yurt yetkilileri tarafindan yaptirilabiliyor. Ve bu inanilmaz uygulama karsisinda kimsenin sesi cikmiyor. Sesi cikmak mi? Daha da garibi, aileler, kizlarin anne babalari, bu yetkililere, "siz kim oluyorsunuz da benim kizimin bekaretiyle ugrasiyorsunuz?" diye sormuyor. Aksine onlarla birlik olup kizlarinin bu korkunc kontrole gonderilmesini destekliyorlar. Bence yetkililerin kendilerini insanlarin bilincleri, bedenleri, ruhlari uzerinde bile yetkili sayacak kadar suursuz olmaya alistigi bir ulkede onlarin yaptiklari cok sasirtici degil. Asil sasirtici olan ailelerin kendi cocuklarina karsi geleneksel tepkiyle birlik olup takindiklari bu inanilmaz dusmanca tutum. Sanirim asil arastirilmasi, belki psikolojik olarak anlamaya calismamiz gereken de budur: Devletin elini birileri araciligiyla kizlarinin en ozel yerlerine kadar uzatmasini dogal kabul eden anne, babalar... Yeni Yuzyil, 6 Agustos 1998 |