|
|
|||||
|
28 Mart 2006, ntvmsnbc.com
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nden Türkiye’ye rekor tazminat cezası geldi. Mahkeme Ankara’yı, Ovacık Altın Madeni’nde siyanürle altın çıkarılmasını protesto eden Bergamalı 315 davacıya toplam 945 bin Euro manevi tazminat ödemekle cezalandırdı.
Mahkeme tarafından bugün açıklanan kararda, bir önceki hükümetin Türk yargısının konuya ilişkin kararlarını gözardı ederek altın madeninin işletilmesine izin vermesinin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin şahsi ve ailevi yaşama saygıyla ilgili 8. maddesine aykırı olduğu belirtiliyor.
Mahkeme,
Ovacık madeni hakkında İzmir mahkemelerinin 15 Ekim 1997 tarihinde alınmış
ve Danıştay tarafından 1998’de onaylanmış olan işletmeyi durdurma
kararlarının dönemin Türk hükümeti tarafından uygulanmamasını da Avrupa
İnsan Hakları Sözleşmesi’nin adil yargılanmayla ilgili 6. maddesine aykırı
buldu. AİHM’in gerekçeli
kararında dönemin Bakanlar Kurulu’nun madenin işletilmesi konusunda aldığı
kararların hiçbir yasal dayanağı bulunmadığı da not ediliyor ve bu durumun
hukuk devleti anlayışına aykırı olduğuna hükmediliyor. |
AİHM BERGAMA MADENİ İLE İLGİLİ YİNE İHLAL KARARI VERDİ, KARAR HEMEN UYGULANMALI, MADEN KAPATILMALIDIR.
1998 yılında 315 kişinin yapmış olduğu başvurunun sonucu açıklandı. AİHM, yine AİHS'nin 6.ve 8.maddesinin ihlal edildiğine, her başvurucu için 3.000 Euro manevi tazminata karar verdi.
Daha önce de AİHM 3.Dairesi’nin 10 Kasım 2004 gün ve 46117/99 nolu “TAŞKIN VE DİĞERLERİ/TÜRKİYE” kararında da; Bergama-Ovacık Madeninde, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin Adil Yargılanma Hakkını koruyan 6/1. maddesi ile yine Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin Özel ve Aile Yaşamına Saygı Hakkını koruyan 8. maddesi ihlal edildiğine karar verilmişti...
AİHM'nin 10 Kasım 2004 tarihli kararına karşın, Bergama Madenine ilişkin yeni izinler verilmiş ve madenin faaliyetine olanak sağlanmıştı.Madenin faaliyete geçmesini sağlayan süreç şöyle gelişti. |
Newmont Asya’da tepkiye neden oldu: Endonezyalılar koruma altındaki ormanlarda maden işletilmesini protesto etti Heather Draper, Rocky Mountain News, 23 Temmuz 2003 Denver merkezli Newmont Madencilik şirketi bu kez de güneydoğu Asya’da protestoların hedefi oldu. On günden bu yana, çevreciler, akademisyenler ve Endonezya’nın bazı bölgelerindeki yöneticiler, çokuluslu madencilik şirketlerinin koruma altındaki ormanlarda maden işletmeciliği yapması girişimini protesto ediyorlar. Protestocular, özellikle ABD ve Avustralya gibi ülkelerin büyükelçiklerinin ormanlara da girilmesi konusunda etkin olarak verdiği sponsorluk desteği üzerine odaklanmış durumdalar. Jakarta Post’un Salı günkü haberine göre, eğer yasa kabul edilirse, 124 madencilik şirketi ormanlara girme izni elde edecekse de, Newmont ve New Orleans merkezli Freeport-McMoRan Copper and Gold Inc. Şirketleri yine de protestocuların en büyük hedefi konumunda. Dünyanın en büyük altın üreticisi konumundaki Newmont, Endonezya adalarından biri olan Sumbawa’daki Batu Hijau bakır ve altın madeninin yüzde 56,25’lik hissesini elinde bulunduruyor. Newmont, madenden geçen yıl 42 milyon dolarlık bir gelir sağladı. Newmont’a göre, hükümet daha sonradan koruma altındaki bölgeler olarak ilan ettiği orman alanlarında maden işletilmesi iznini sözleşmeyle kendilerine vermişti. Newmont’un sözcüsü Bob Humberson’a göre, koruma altındaki bölgelerin bazılarında aslında hiçbir zaman tek bir ağaç bile yoktu ve orman sayılamazlar. Humberson şöyle dedi: “Şu anda orman bölgelerinde aktif bir arama etkinliğimiz sözkonusu değil. Ancak Endonezya hükümetinin sözleşme hükümlerine uymasını istiyoruz.” Çevrecilere göre, bu bölgelerde yapılacak açık alan madenciliği, Endonezya ormanlarında yaşayan soyu tükenmekte olan canlıların yaşamını tehlikeye atacak. ABD’nin Kaliforniya eyaletindeki Sacramento kentinde yerleşik Hayvan Koruma Enstitüsü’nde görevli Monica Engebretson şöyle diyor: “Endonezya ormanlarında, orangutan, kaplan, Sumatra gergedanı gibi dünyanın eşsiz ve nadir bulunan hayvan türleri yaşıyor. İzin verilmesi durumunda bu narin ormanları yok etmek için ABD kökenli şirketlerin sıraya girmiş olması bizi gerçekten çok incitiyor.” Humberson’a göre ise, Newmont’un Endonezya’daki çevre politikası ABD standartlarına uygun. [Çeviri: Uğur Altunay] |
SİZİN ALTININIZ KAÇ AYAR? -bergama/altın/mahkeme/süreç- Av.Arif Ali Cangı, Avukat, İzmir Barosu Üyesi Altın, insanlık tarihi boyunca elde etmek isteyene de, elinde bulundurana da ölüm getiren, cazibeli, parlak maden. Şimdi de “siyanür liç yöntemiyle altın çıkartılması” Bergama Köylüsüne, Bergama Ovasına, serçesine, kırlangıcına, leyleğine ölüm getirme riski gündemde. İşte bu ölümü engellemek için Bayram Dayısı, Sebahat Ablası, Oktay Konyar’ı, Sefa Taşkın’ı, Senih Özay’ı ve pek çok adsız kahramanı ile Bergama köylüsü ve kendini Bergamalı sayan insanlar mücadeleye başlamıştır. Çok bilinen şu sözlerin de dediği gibi: “Dünya, bize atalarımızdan miras kalmadı, onu çocuklarımızdan ödünç aldık”. Bergama mücadelesi ödünç alınanı, emanet alınanı bozulmadan sahibine bırakma çabasıdır. On yılı aşkın devam eden bu mücadelede, örnek barışçıl eylemler yapılmış, örnek mahkeme kararları alınmıştır. Bir kötü örnek de “mahkeme kararlarının hiçe sayılması” uygulaması olmuştur. [yazının tümü] |
Oktay Konyar, Bergama altın madenine karşı başlatılan mücadelenin lideri: "Bilim, hukuk, halk ve basın mücadelemizi destekliyor" Bergama’nın Dikili köyünde yaşayan ve meslek itibarıyla çiftçi olan Oktay Konyar,Bergama altın madenine karşı verilen mücadelenin lideri. Kendisi uzun süredir Halkidiki, Rodop ve Evros’ta altın çıkartılmaması için mücadele eden Yunanlılarla temas halinde. 26 Mayıs tarihli Rodop İl Meclisi toplantısında Oktay Konyar’ın ismi, Ovacık’taki altın madenini çalıştıran “Trakya Altın Madenleri” şirketince dile getirildiğinde sesinin çok kuvvetli olduğunu anladık. İl Meclisi toplantısı sırasında şirket temsilcileri Ovacık maden ocağının “çevreye zarar vermeksizin iki yıldır faaliyet gösterdiğini” savunmuşlar, Perama için de, aynı yöntemle, yani siyanür yoluyla altın çıkarmayı önermişler, siyanürü “altın üretimi için mevcut en iyi teknoloji” olarak göstermişlerdi. |
Maden Yasası değişikliği ile ülke kaynaklarının peşkeş çekilmesinin önü açılıyor! |
|
İzmir Barosu
İzmir Tabip Odası
İzmir Eczacı Odası
TMMOB Çevre Müh. Odası İzmir Şubesi
TMMOB Elektrik Müh. Odası İzmir Şb.
TMMOB Gemi Müh. Odası İzmir Şb.
TMMOB Gıda Müh. Odası İzmir Şb.
TMMOB Har.ve Kad.Müh.Odası İzmir Şb.
TMMOB İç Mimarlar Odası İzmir Şb.
TMMOB İnşaat Müh. Odası İzmir Şb.
TMMOB Jeofizik Müh. Odası İzmir Şb.
TMMOB Jeoloji Müh. Odası İzmir Şb.
TMMOB Kimya Müh. Odası Ege Böl. Şb.
TMMOB Makine Müh. Odası İzmir Şb.
TMMOB Metalurji Müh. Odası İzmir Şb.
TMMOB Mimarlar Odası İzmir Şb.
TMMOB Orman Müh.Odası Ege Bölge Şb.
TMMOB Peyzaj Mim.Odası Ege Böl. Şb.
TMMOB Şehir Plan. Odası İzmir Şubesi
TMMOB Tekstil Müh. Odası İzmir Şb.
TMMOB Ziraat Müh. Odası İzmir Şb.
İzmir Ser. Muh. Mali Müş. Odası
Çağdaş Gazeteciler Derneği
Birleşik Sağlık-İş
Emeğin Partisi
Özgürlük ve Dayanışma Partisi
Bergama Çevre Yürütme Kurulu
İZUNİDER
Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği
ÇÖYDER
İnsan Hakları Derneği
İnsan Hakları Vakfı
İzmir Öğrenci Velileri Derneği
S.O.S. Akdeniz Derneği
İzmir Kadın Platformu
68’liler Birliği
Mülkiyeliler Birliği
ADD İzmir Merkez Şb.
Çağdaş Hukukçular Derneği İzmir Şb.
KESK İzmir Şubeleri Platformu
DİSK
Pir Suldan Abdal Derneği
Hümanist Düşünce Derneği
İzmir Gençlik İnisiyatifi
TEMA Vakfı Ege Bölge 1.Bölge
TEMA Vakfı İzmir Gönüllü Temsilciliği
Bireysel Katılımlar |
İZMİR-BERGAMA, EŞME,
İletişim:
İzmir Barosu Başkanlığı 1456 Sk. No:16 K:6
Tel: 90 232 463 00 14 E-Mail: cevre.kom@izmirbarosu.org.tr
Önceki yasama döneminde TBMM’ye sunulan "Maden Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Tasarısı" yöneltilen tüm eleştirilere karşın, yeni hükümet tarafından tekrar TBMM gündemine getirilmiştir. Tasarı ile Maden Kanunu'nun yanı sıra çevre ve insan sağlığı ile doğal ve kültürel değerlerin korunmasını amaçlayan onlarca yasada; (Çevre, Milli Parklar, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma, Orman, Kıyı, Milli Ağaçlandırma ve Erozyon Kontrolü, Mera, Zeytinciliğin Korunması; İSKİ) çok önemli değişiklikler öngörülmektedir. Bu değişikliklerin özeti; “çevre ve insan sağlığı ile doğanın korunması gibi kaygıların, madencilik faaliyetinin önünde bir engel olmaktan çıkarılması”dır. Bergama gibi örnek bir çevre, toplum ve hukuk mücadelesini ve bu mücadeledeki kazanımları yok saymak, bu türden mücadelelerin ta başından önünü kesmektir. Tüm değerlerimizi ve yeraltı zenginliklerimizi çok uluslu şirketlerin talanına ve yıkımına açmaktır. Yasa tasarısı ile madencilerin SSK işveren primlerinden işveren hissesi Devlet Hakkından mahsup edilecektir. İşletmenin bulunduğu yere bakılmaksızın kalkınmada öncelikli yörelere sağlanan tüm teşviklerden yararlandırılacak, beş yıl süreyle gelir ve kurumlar vergisinden muaf tutulacak, beş yılın sonunda da %60 oranına varan vergi indirimlerinden yararlandırılacaktır. Kullanılan elektriğe en ucuz tarife uygulanacaktır. |
Tasarının bu şekliyle yasalaşması halinde; ülkemizin bor (dünyanın yaklaşık % 75’i) ve trona (dünyanın en büyük yataklarından birisi) kaynaklarının, uluslararası sermayeye peşkeş çekilmesinin önü açılacaktır. Oysa bu iki kaynağın kombine edildiği bir endüstri ülkemizi dünyanın en büyük ekonomilerinden biri haline getirmesi bir yana; ülkemize çok büyük bir stratejik önem de kazandıracaktır. Zira sözü edilen endüstri petrolden boşalan (20-30 yıl içinde) alanı doldurmak için tek seçenek durumundadır. Kaldı ki bu endüstri ülkemizin gerek bilgi birikimi gerek teknolojik olanakları, gerekse finans kaynakları göz önüne alındığında kolaylıkla oluşturulabilir durumdadır. Dolayısıyla ülkemizin siyasal yönden bağımsızlığı yanında ekonomik yönden de tam bağımsızlığını önemli ölçüde sağlayacak olan kaynağın heder olmaması için bu yasa bu şekli ile yasalaşmamalıdır. Ayrıca altını çizerek söylüyoruz ki; son ürün haline getirmeden maden satarak kalkınmış bir ülke de yoktur. Yakın gelecekte bu kadar stratejik olacak bu ve benzeri madenlerin bu şekli ile peşkeş çekmek, ülkemizin geleceğini satmakla eşdeğerdir. Bu nedenle; TBMM’deki tüm milletvekillerine; Hukukun Üstünlüğünden, Çevre Sağlığından, Yurttaştan, İnsandan yana olan herkesi; oynanmaya çalışılan oyunu bozmaya çağırıyoruz. Söz konusu tasarı, TBMM ve ülke gündeminden çıkartılmalıdır. Bu, kendimize ve gelecek kuşaklara olan sorumluluğumuzdur. 16.07.2003 Platform Dönem Sözcüleri Av.Arif Ali Cangı A.Tuncay Karaçorlu |
Kamuoyuna Senih Özay, 15 Eylül 2002 Son acayip gelişmeler karşısında
Bergama Siyanürlü altın dosyasında yeniden bir toparlama yapmak
gerekti. (Harekete büyük
oranda eyvallah demişken…) Bir Bergama kronolojisi özetleyerek başlayalım... [metnin tümü]
Maden Yasa Tasarısının Getirdikleri Ankara Barosu tarafından düzenlenen Panel’de savunulan görüşler (10 Temmuz 2003) Jeoloji Yüksek Mühendisi TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Tasarının Öyküsü
“Maden
Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Tasarısı”nın
TBMM komisyonlarında görüşülmesi sona yaklaştı. |
Bergama'da altın madeni
işletilmesine dayanak yapılan ve bilimsel olduğu savlanan TÜBİTAK
Raporu'na işte bilimsel yanıt: |
|
ABD Başkanı George W. Bush, Bergama'daki madeni işleten Newmont'un hissedarı! Uğur Altunay, 27 Temmuz 2002 ABD Başkanı George W. Bush, Bergama'daki altın madenini işleten Newmont'un hissedarları arasında olduğu bildiriliyor. Kaynaklara göre, Bush, Newmont'un yanısıra geçmişte çevre sorunlarına yol açtığı savlanan başka pek çok şirketin de hissedarları arasında yer alıyor. Bu şirketlerden bazıları şöyle: General Electric, BP, Duke Energy, ExxonMobil, Newmont Gold Mining Corporation, Pennzoil and Tom Brown, Inc. Kaynaklar: http://www.moles.org/ProjectUnderground/drillbits/6_05/vs.html |
||
Bergama
Kitabı yayımlandı Haber: Tahir Öngür, 22 Temmuz 2003 Bergama'nın kitabı yayımlandı. TMMOB'ne bağlı 4 Oda tarafından Bergama-Ovacık altın işletmesi konusunda hazırlanan kapsamlı rapor Jeoloji Mühendisleri Odası tarafından yayımlandı. http://www.jmo.org.tr 'de aşağıdaki bilgi veriliyor. Oradan gerekli bilgi alınabilir. [haberin tümü]
Siyanürlü madenciliğin insana ve çevreye verdiği zararlar 25.2.2002, Gönüllü kuruluşların Brüksel'deki madencilik toplantısına gönderdikleri bildiri (özet- çeviri E. Değirmenci) Sürdürülmekte olan madencilikte hükümet ve madencilik şirketlerinin düzenlemelerinin toplumu, insan haklarını, çevreyi ve su kaynaklarını korumadığı belirtiliyor. [tüm metin] Bergama, siyanür, altın, mahkeme kararları, hukuksal süreç Av. Arif Ali Cangı Bilindiği gibi; İzmir, Bergama, Çamköy-Ovacık-Narlıca mevkiindeki siyanür liç yöntemi ile altın madeni işletilmesine karşı, yaklaşık 10 yıldan bu yana toplumsal ve hukuksal mücadele sürmektedir. Bu yazının konusu, hukuksal sürecin özetlenmesidir. [yazının tümü]
T.C.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı MADENCİLİK GELİŞTİRME
STRATEJİSİ metninin DEĞERLENDİRİLMESİ |
Bergama'da Siyanürle Altın Madenciliğinde Son Durum
Danıştay kararına1, sonuncuları Lefke2, Romanya3, Gana11, 12, Çin13 ve Eurogold'un anayurdu Avustralya olmak üzere pek çok yerde meydana gelen "kazalara", bölge halkının4, meslek kuruluşlarının5, bilimadamlarının6 ve hatta hükümet birimlerinin7 karşı çıkmasına karşın, hükümet Bergama'da altın madeni işletilmesine izin vermişti. Ancak İzmir 1 Nolu İdare Mahkemesi sonunda madenin kapatılmasına karar verdi8. Mahkeme kararını hazmedemeyen paragözler, bu kez de Bergama köylülerini Almanların desteklediğini söylemeye başladılar9.
Birbiri ardına meydana gelen siyanürle işletilen altın madeni kazaları, uygar ülkeleri bu konuda önlem almaya zorlamaya başladı. 9 Ağustos 2000 günü gerçekleştirilen Çek Cumhuriyeti Senato toplantısında alınan bir kararla, Çek topraklarında siyanürle altın madenciliği yasaklandı10. Bırakalım eski yılları, daha geçen yıl, yani 2001'de bile birçok yeni siyanür "kazası" meydana geldi11, 12, 13.
Yargıtay, Bergama'daki altın madenini kapatmayan dönemin başbakanı
Mesut Yılmaz'ı ve dört bakanını suçlu buldu14.
Son olarak Şubat 2002'de bir kez daha İzmir'de İdari Mahkeme, madenin
kapatılmasını karara bağlayarak, aksi halde doğacak zararın
giderilemeyeceğini belirtti15.
Bir ay geçmeden Mart 2002 başında bu kez de İzmir 1. İdari
Mahkemesi de aynı doğrultuda bir karar verdi16.
Ancak hükümet özel bir karar çıkararak, mahkeme kararına karşın
madenin işletilmesine izin verdi17.
Ardından, basın açıklaması yapmak isteyen köylülerin sözcüsü
Oktay Konyar tutuklandı18
ardından serbest bırakıldı.
Bakanlar Kurulu mahkeme kararlarına karşın, özel bir karar çıkartarak,
iktidar partisi üyesi bir milletvekilinin de dediği gibi "suç işlemeyi"
sürdürüyor19. |
|
Siyanürle Altın Madenciliğine Neden Karşı Çıkılmalıdır?
Arşivi incelediğinizde ayrıntılı yanıtlar bulacaksınız, ama özet olması açısından soruya yine de bazı kısa yanıtlar verilebilir. Siyanürle altın madenine karşı çıkılmalıdır, çünkü:
* Siyanür insanı ve çevreyi öldürür.
* Siyanürle altın madeninde arsenik gibi son derece tehlikeli başka zehirli kimyasallar da açığa çıkar.
* İnsan faktörü, deprem olasılığı vd. pek çok nedenle, altın madenleri güvenli değildir.
* Şu anda dünyada üretilmiş olan altın, gereksinimin çok üzerindedir.
* Bergama'daki altın madeninin yalnızca 1,5 kilometre uzağında fay hattı bulunmaktadır ve Türkiye'nin her yeri deprem bölgesidir.
* Danıştay, Türkiye'de siyanürle altın madenciliği yapılamayacağına karar vermiştir. * Maden bölgesi halkı altın madenini istememektedirler. * Madenin işletilmesi, insan haklarına, anayasaya ve yasalara aykırıdır. * Madenden Türkiye'nin maddi bir kazancı olmayacaktır. |
|
Kaynaklar
1
Eurogold'a Valilik
15 Gün Süre Tanıdı (Cumhuriyet, 4 Ocak
1999), 2 Lefke'de Altın Madeni: Siyanür ve Radyasyon Korkusu (Cumhuriyet, 11 Mart 1999) 3 Romanya'daki Madenin Atık Suları Tuna'yı Zehirledi. (Deutsche Welle) 4 Artık Yaşamları
Eylem (Filiz
Özsüer-Mustafa Oğuz, Hürriyet), Siyanür Tepkisi:
Yaşama Hakkımızı Tehdit Ediyorlar 5 Çevre İçin Hekimler Derneği, Öğretim Elemanları Sendikası, İzmir Barosu 6 Prof. Dr. Zuhal
Amato (Halk Sağlığı
Uzmanı), Prof. Dr. İnci
Gökmen (ODTÜ Kimya), 7 İmren Aykut (Eski Çevre Bakanı), Başbakanlık İnsan Hakları Koordinatör Üst Kurulu 8 Bergama köylerinde şenlik var! (İzmir 1 Nol İdare Mahkemesi Bergama'daki madenin kapatılmasına karar verdi) (Evrensel Gazetesi, 24 Haziran 2001) 9 Dün Yunanlılardı, Bugün Almanlar (Evrensel Gazetesi, 9 Temmuz 2001) |
10 Siyanürlü Altın Çek Cumhuriyeti'nde Yasaklandı (Pergamon Derneği Basın Bülteni, 18 Ağustos 2000) 12 Gana'da yine siyanür "kazası" 14 Yargıtay'a göre Mesut Yılmaz sorumlu (Cumhuriyet, 15 Kasım 2001) 15 İzmir 3. İdare Mahkemesi'nin durdurna kararı 16 Bergamalılar: "Topraklarımızı terkedin!" (8 Mart 2002, Evrensel) 17 Hani Türkiye "hukuk devleti" idi? (4 Nisan 2002) 18 Oktay Konyar'a keyfi tutuklama (Evrensel Gazetesi, 14 Nisan 2002) 19 DSP Milletvekili ve Çevre Komisyonu üyesi Ali Arabacı: "Bakanlar Kurulu suç işliyor." |
Konuk
Defteri
Konuk Defteri'ne 2000-2001'de yazılanları okuyunuz.
|
TARTIŞMAYA ÇAĞRI Türkiye'de siyanürle altın madenciliğinin tartışıldığı listelere üye olunuz. Üyelik için antisiyanur-subscribe @yahoogroups.com adresine ve dilerseniz kardeş listemiz için bergama_koyluleri-subscribe@yahoogroups.com adresine içi tümüyle boş bir e-posta gönderip, gelecek e-postayı "Yanıtla/Reply" seçeneğini tıklatarak geri göndermeniz yeterlidir. |
|
İLETİŞİM Türkiye'de siyanürle altın madenciliğiyle ilgili olarak bu sitede yayımlanmasını istediğiniz yazılarınızı ve bağlantı önerilerinizi ugur.altunay@deu.edu.tr adresine gönderebilirsiniz. |
© 2000, Uğur Altunay. |