Official
Web Presentation of
Oktay Ahmed
SAMPLE WORKS
RIFAT EMİN’İN "ENTİPÜFTEN"İGeçenlerde yepyeni bir neslin pırıl pırıl temiz yürekli şairlerinden Rıfat Emin’in "Entipüften" adı altında ilk şiir kitabı "Birlik" yayımları çerçevesinde yayımdan çıktı. Seviniyoruz yeni çıkan her kitaba. Kitabın adından başlayarak, sayfaların içine yerleştirilmiş mısralara kadar, bir sürü ilginçliklerle dolu bu eser. Şiirlerin en büyük bölümünü, minyatür olarak kabul edebiliriz. Bazıları, şiir olmaktan çıkmış, daha çok aforizm (öz deyiş) niteliğindedir. Rıfat Emin, yeniliğin ve geleneğin en iyi ve en başarılı sentezini yapmıştır. Şiirinde Rumeli ağzı, Anadolu ağzı, sokak konuşması, beraber dans ediyor. Vals ve oyun havaları. Aynı şiirde Fatih Sultan ve Lou Reed’i beraber görüyoruz. Mevlânâ’dan Siyuks kabilesine kadar, Göktürkler’den Rumeli’ye kadar, Oğuz Destanı’ndan 21. yüzyıla kadar, Piccasso’dan hamamlara kadar, bilinçaltından alfabenin K ve A harfine kadar, Fatiha’dan "yüzünü hatırlamayınca yüzündür şeyim"e kadar, şiirden "şiirdeğil"e kadar her şey var, her şey gizleniyor şiir veya "şiirdeğil"lerde. "Hedefi olmayan bir gemiye, hiç bir rüzgâr yardım etmez" demişti Montaigne. Rıfat Emin rotasını çizmiş. Hedefi belli. Hedefe varması için kullandığı araçlar gayet ilginç. Belki zamanlama yanlış. Belki yalnış zamanda basılmış bir eser. Ernest Hamingway bir seferinde, "En iyi bildiğin şeyler hakkında yaz" demişti. Bizim Rıfat Emin, en iyi bildiğini yazdı. Şiiri ve şiirdeğili yazdı. Şiirdeğil, bir anti şiir anlamında kullanılmamış. Zannedersem, bir anti anlam ve anti beklenti anlamında kullanılmış. İlginç şiir tarzıyla, Rıfat Emin, âhengi, bilinçaltının derinliklerine yerleştirmiştir. Bilinçaltı bilinçle çok gizemli bağlarda bulunduğundan dolayı, âhengi de tamamen somut araçlarla kavramak olmuyor. Bilincini bilinçaltıyla rahatça konuşturan sanatseverler, Rıfat Emin’in mısralarında hem kendini, hem herkesi, hem hiçbir şeyi, hem her şeyi, hem uzayı, hem ahireti bulacak. Bir okuyuşta bile insan şok oluyor. Güzelliği nerede? Somut olarak göstermek imkânsız. Mısralarında çok ustaca yarattığı şoklarda ancak gizleniyor Rıfat Emin’in şiirindeki âhenk ve beğeni. Sırasızlığın, düzensizliğin ustaca âhenk yarattığına tanık oluyoruz. Pozitif ve negatif kavramlar, beyaz ve siyah, var ve yok, İlhan Berk ve Mevlânâ birbirine girmiş. Bir düşünürün, "Kral olsun, köylü olsun, evinde huzura kavuşan, dünyanın en mutlu insanıdır" sözleri çok doğru. Rumeli’de Rıfat Emin’in huzuru, "entipüften" şiir ve şiirdeğilde yatıyor. Rıfat Emin’in "Entipüften"i aslında iki kitapçıktan oluşuyor. Stil bakımından birbirine benzer, oysa yine de birbirinden çok farklı olduğu kanısındayım. "Şiirdeğil" bölümündeki yirmi şiir, geçmişi bugüne ve yarına bağlayarak, bir bütünü teşkil ediyor. Bu bölümde Rıfat Emin’i, "halk" terimini biraz daha çok eğitim görmüş bir kitle olarak hesaplarsak, sınırlı derecede bir halk şairi olarak da ele alabiliriz. Rıfat Emin’in "halkı", süper eğitimli, entellektüel halk kitlesidir. "Sahte Karabasan Sihiri Adıyla Yaşıyan (Uzun!) Bir Yolculuk" adlı ikinci bölümde, kısa kısa 16 şiirciğin aslında birer roman olduğunu söyleyebiliriz. Bu romanlar diyarındadır Rıfat Emin’in yolculuğu. Karabasan da olsa, sihirli de olsa, yolculuk sırasında yüzleşeceğiniz derin ve engin görüntüler, ömür boyu toplayacağınız tecrübeleri yıkar gider. Rıfat’ın film hayranlığı ve tutkusu var olduğunu, kendisini daha yakından tanıyanlar bilirler. Mısraların rejisörlüğü, en umulmadık görüntülerde beliren anlamlar tarafınca yapılmış. Şair burada galiba, sadece yapımcı olarak beliriyor. Görüntü ve şiir arasındaki tek aracı, Rıfat Emin. "O Rüzgâr" şiirinde Üsküp doğumlu meşhur Türk şâiri Yahya Kemal, "Yaşamak zevki nedir bilmez ölümden korkan!" demiştir. Evet, Rıfat Emin de, şiirlerinin ölümünden, öleceğinden korkmadan yazmış bu mısraları. "Entipüften" mısraları yazmak, bir anlama, yaşama zevkidir şair için. Diğer yandan, hayır, "Entipüften" roman veya romanlar değil, ancak ve ancak görüntü, düşünce, kültür, anlam ve şiirdeğilin ansiklopedisi olabilir. Kitapçığı ele almadan, okumadan, diğer şiir kitaplarına kıyasen neden farklı olduğunu söylemek, hakikaten çok zor oluyor. Elbette bunu ele alacak, okuyacak ve hakkında düşünce yaratacaksınız. Bu genç şairin ileride çok daha değerli eserlerini elimizde tutacağımızda şüphem yok. Yetenek var, istek var. Daha ne olsun? Belki biraz daha tecrübe. Sonunda, başta Rıfat Emin’e, sonra da "Birlik" yayımlarına ve genelde Türk edebiyatına hayırlı ve uğurlu olsun, diyorum. (Not: Makedonya Televizyonu - Türkçe Yayınları tarafınca 1996 yılında hazırlanan bir kültür yayınında okunmuş, ufak tefek değişikliklerle Üsküp'te çikan "Sesler" Aylık Kültür Sanat Dergisi'nin Ocak-Şubat 312-313 1997 sayısında, sayfa 61-65, ' "Entipüften" ve "Rıfatizm" ' olarak basılmıştır.) |
visitors since
April 05, 2001.
All materials
presented here are copyrighted.
© Oktay
Ahmed, 1997-2001. <www.OktayAhmed.com.mk> <Oktay@OktayAhmed.com.mk>