Umut yarı yolda bıraktığında, bir çok hayal kırıklığı ortaya çıktığında, gün gece olduğunda hep aynı yerde....yerinde saymak en çok koyuyo.. çoğu zaman ihtiyacın yok aslında kimseye, hayallere ama sen yinede önemsiyosun, önemsemene de gerek yok .. yapmak zorunda değilsin, sadece seçmelisin. gelecekte sonunu veya başlangıcını yaratacak olan geleceği hiç bişeye ihtiyacın yok kendinden başka ama yine de yapamamıyosun, sana seçim hakkı vermişler gibi varken....
Mutluluğu seviyorsun, onun seni sevmediği kadar.. ne zaman dolunayı gözlesen yeniayın kara boşluğu gözüne çarpıyor.. nasıl mutlu olabilirsin ki ? dolunay bile hayalkırıklığı uyandırıyo.. içindeki gecede karanlık diplerde yorulmuş minicik bir kalbin var, çoğunlukla herşeyin ağır geldiği yine de sesini çıkartmadan taşıdığı..offf çekiyorsun derinden dengen bozuluyo içinde yaşattığın onca saçma salak düşünceyi yarım yamalak insanlara yansıtırken yırtınıyorsun.. bi yerde içine kapanmışlık baş göstermiş.. sonuç elde sıfır.. sen yinede şeref golünü atmak için beklerken o topun hiç bi zaman ayağına gelmeyeceğini düşünmek sana daha bi acı, bu acıdan doğan yüksek derece de bir haz veriyor..düşünme ihtiyacın yok, kendinlesin.. kefeni giydiğinde, toprakta soluk almadan uyuduğun gibi başka kimse hiç birşey yok, olmayacak, sonsuza kadar.... üzgünüm senin için..


okumaya dewam..

nash nash

1