K.K.T.C.’de
KADASTRO YAPISI
Hacire
DENİZ ÖZET
Doğu Akdeniz’de iki ayrı medeniyetin kaderlerinin çizildiği Kıbrıs’ta, toprak ile ilgili düzenlemelerin ön sıralarda yer aldığını görmekteyiz.Bilimsel
ölçekte toprak düzenlemesi yapmak,
haritacılığın uzmanlık alanıdır. Biçimsel olarak yapılan
değişiklikler, uygulanan projelerin özünde mülkiyet ve haklar
planlanmaktadır.
Bu
bildiride ilk olarak, K.K.T.C’ deki
harita ve kadastro kavramı birlikte ele alınacaktır. Sonra, Kıbrıs’taki
ilk kadastro çalışmalarına değinilecek. Daha sonra ise, günümüzdeki
mevcut sistem ele alınırken, K.K.T.C.’nin sayısal
kadastro haritasının olmamasına duyulan gereksinimler sunulacaktır.
Bu çalışmalar yapılırken kırsal kesim ile kent arasında bir ayırım
yapılmaması gereğinin ön plana çıkartılarak,
sonuçta; harita kadastro çalışmalarının öneminin yanında,
zorunluluğu da bu çalışma içerisinde haklı yerini alacaktır.
ABSTRACTCyprus has always been a very interesting island in the Eastern Mediterranean where many civilisation passed by.Scientificaally
mapping, deals with Land description techniques. It’s the
proffession of mapping to do Land arrangements scientifically.
Alterations to the plans can be done in time acording to the needs of
the population and projects.
Map and survey concept in T.R.N.C. will be discussed first. Later, on the earyl survey activities will be reviewed.Then the early and current system will be compared with the lack of numerical maps of T.R.N.C. This will be achieved by deployment of both rural and well built regions. As a result, the importance and necessity of mapping and surveying clearly shall be understood. GİRİŞ
Bu bildirinin temel amacı; K.K.T.C. kadastrosunun genel görünüşü çıkartılırken, bu görevi yerine getiren haritacılığın bir disiplin ve global anlayış içerisinde saygın yerini alabilmesine katkı koymasının yanında, Türkçe yazılı kaynak oluşturabilme çabasıdır. Harita, modern ve gelişmiş bir toplumda yaşayanların, yerin kullanımı ve planlaması için başvurmaları gereken bir araçtır diyebiliriz. Kıbrıs
Türk insanı, ilk insan
gibi, önce yaşamak sonra ise daha iyi yaşayabilmek için
doğayla mücadelesini tamamladığı günden sonra bir milli mücadele
içerisinde kendini bulmuş ve güzel günlere gelebilmeyi başarmıştır.
Yapılan bir araştırmaya göre ada halklarının koymuş oldukları
yasalara daha çok bağlı oldukları ve bunun da nedeninin mevcut
toprak miktarının artırılmasının söz konusu olmamasına bağlıyorlar.
Toprağa daha sıkı bağlanma isteği, toprağı sahiplenme duygusunu
da beraberinde getirmiştir. Toprağı sahiplenme, tasarrufunda
bulundurma stratejik açıdan da önemli olunca Kıbrıs toprağının,
önemi her geçen gün artırmıştır. Kıbrıs’ta
Kapsamlı İlk Kadastro Çalışmaları Kıbrıs, 1571’de Osmanlı İmparatorluğu tarafından fethedilerek, İmparatorluk topraklarına katılmıştır. Bu tarihe kadar Kıbrıs’ta Derebeylik hüküm sürmekte idi ve her Derebeyi kendi bölgesi içindeki taşınmaz malların sahibiydi. Bu durumda bir kayıt yapılmasına gerek yoktu. Osmanlı İmparatorluğunun fethettiği toprakları belli koşul ve prensipler çerçevesinde yurttaşlarına dağıtması sonucu, kayıt sisteminin oluşturulmasına da gerek duyuldu. Bu gereksinimden doğan tapu, 1840 yılında kurulmuş, Osmanlı İmparatorluğunda yürürlükte olan yasalara uygun olarak kayıt ve diğer işlemler yapılmıştır. Adanın, İngiliz kolonisi olarak yönetildiği 1878-1960 döneminde, daha önce oluşturulan sistem geliştirilerek günümüzde halen büyük oranda uygulanan şekle getirilmeye çalışılmıştır. Mülkiyete dayalı ölçü, İngiliz İdaresinde 28 yaşındaki subay Horatio Herbert Kitchener 1878’de başlatmış, 1945 yılına kadar ilk kadastro çalışmaları sürdürülmüştür. Bu çalışmalarda, kendi uzunluk ölçü birimini kabul etmiş ve uygulamalarda kullanmıştır. Adada ölçü alma yöntemi ortogonal metod (prizma kullanılmıyor) ve plançete ile yapılmıştır. Bu maksatla 100 ayak boyunda ölçü zinciri kullanılmıştır. Kıbrıs’a geldiğinde Larnaka’dan başlayıp, Mesarya Ovasını takip ederek Karpaz bölgesine kadar seyahat ettikten sonra Kitchener, ada topraklarındaki tarımın, su kullanımının, yol güzergahının iyi kullanılamadığı tespitini yapmış ve tümden bir iyleştirilme için mülkiyet haritası yapımının gerekliliğini ortaya çıkarmıştır. İlk çalışmalar Lefkoşa’nın hemen yakınındaki Kaymaklı bölgesinde başlatılmış, tüm adayı kaplayacak şekilde 137 "trig points" ismini kullandığı noktayı birbirine bağlayarak, thedolite ile ölçülmüştür. Tesis edilen noktalar birbirlerini ayna kullanımı ile görülmeye çalışılmıştır. Yapılan bu ilk çalışmalarda gözlenen eksik noktalardan bir tanesi, Karpaz bölgesine nirengi noktasının tesis edilmediğidir. Yollar, patikalar, tarihi yerler ilk ölçü alınan yerler arasında yer almış, 1 inç 1 mil ölçeğinde haritalar İngiltere’nin Londra şehrinde 1885’de basılmıştır. Yapılan bu haritalar ileriki 60 yılda kullanılmıştır. Kıbrıs, kadastral amaçlar için 60 paftaya bölünmüştür. Sonra her pafta 1/5000 ölçeğinde 64 plana ( XXXII/37 ) bölünmüş, sonra da bu planlar 1/2500 ölçeğinde kuzey-güney, doğu-batı doğrultusunda dört parçaya bölünmüş (XXXII/37 W2) ve haritalar elde edilmiştir. 1/1000 ölçeğinde ve 1/500 ölçeğinde haritalar da yapılaşmanın yoğun olduğu yerleşim merkezlerinde yapılmıştır. Köy yerleşim merkezleri ise, 1/1250 ölçeğinde yapılmıştır. Kadastro haritaları yapılırken taşınmazların plan üzerinde gösteriminde bölgelerin kıymetine göre bir ölçek tespit edilmiştir. Yapılan ölçüler ismine fieldbook denilen Arazi Defterlerine (ölçü krokisi) işlenmiştir. Yüzölçüm hesaplamaları Compuiting Scale ismi verilen cetvel yardımı ile hesaplanmaktadır. Parsellerin numaralandırılmasında ise, parsellere iki sistemle numara verilmiştir. Kesirli (fractional) sistem ile blok sistem. Kesirli (fractional) sistemde, 4/1, 4/2, 4/3 gibi Parsel 4/1 in de iki parçaya bölünmesi neticesinde meydana gelecek parsel numarası 4/1/1, 4/1/2 şeklindedir. Blok sistem ise; genel kayıt işlemlerinin tamamlandığı bölgelere uygulanmakta idi. Bu parsellerde meydana gelecek değişikliklerde ise o blokun en son parsel numarasından sonra gelen sayı verilerek ve eski parsel ortadan kaldırılarak yapılmıştır. Kıbrıs’taki
ilk kadastro haritaları lokal olarak yapılmış olup, elimizde
paftaların köşe koordinat değerlerine ait herhangi bir bilgi
bulunmamaktadır. 1968 yılındaki
toplumlararası görüşmeler çerçevesinde varılan anlaşma uyarınca,
Toplumumuz elindeki Lefkoşa ilçesinde ait tapu kütük ve
defterlerinin bir kısmı Rumlara verilirken bir kısmı da bize bırakılarak
Rumlara verilenlerin filimleri alınmıştır. Bu dönemde Lefkoşa’nın
Türk kontrol bölgesindeki taşınmaz malların parselasyon işlemlerine
ilişkin ölçme işlemleri Türk kadastro memuru tarafından yapılmakta,
kayıt işlemleri ise Rum Tapu ve Kadastro Dairesi tarafından
tamamlanmakta idi Sayısal
Kadastroya Geçiş 2003 yılına geldiğimiz günümüzde halen büyük çoğunlukla kullanılan kadastro haritalarımız Kitchener tarafından başlatılmış olan haritalardır. İşte tam bu noktada bu bildiri önemini bir kez daha ortaya çıkarmaktadır. K.K.T.C.’de kadastro işlemleri gerçekten çok zor şartlar altında yerine getirilmektedir. Bunun nedenlerine baktığımızda karşımıza şunlar çıkmaktadır: Savaş nedeniyle bazı bölgelerin haritalarının elimizde bulunmaması, vatandaş ile kurumların taleplerindeki fotokopilerin elimizdeki orijinal haritaların üzerinden çekilmesi sebebiyle paftaların x ve y boyutunda büyüme veya küçülme olması, bu değişimlerin farklı düzeyde yıpranmalar olması, ölçü krokilerinin yer aldığı fieldbook (arazi defteri) tüm bölgeler için düzenlenememiş olması, fieldbook (arazi defteri)’un düzenlendiği bazı bölgelerde ise poligon mesafelerinde; harita üzerindeki ile arazideki değerler arasında farklılıkların da olabildiği durumlarla karşılaşmaktayız. Haritada gösteriliyor olmasına rağmen, Poligonların tahribata uğraması sonucu arazide bulunamamasından ötürü, ölçü almada sabit nokta bulmada zorluklarla karşılaşılmaktadır. Plançete ile yapılan arazi ölçülendirilmelerine ait elimizde grafik haritadan başka kaynak bulunmamasından; bu ölçümlerin ne kadar hassasiyette olduğu konusunda tam bir kanıya varamamaktayız. Nirengi ile poligon hesaplarının değerlerinin elimizde bulunmaması, birçok bölgede yapılan haritaların ölçeğinin 1/5000 ölçeğinde olması, bazı bölgelerin haritasının üzerine poligonların işlenmemiş olması, poligon işlenmeyen bölgelerdeki ölçümlerin ne şekilde yapılmış olduğu konusunda kesin bir bilgiye sahip olmamamız, elde bulunan teknolojiyi “haritacı” olarak mesleki teknik elemanın az olması gibi nedenler bizi bilgisayar destekli sayısal kadastro çalışmalarına getirmiştir. Günümüz dünyasındaki planlamaların yapılabilmesi için nitelikli altlıklara olan ihtiyaç her geçen gün artmakta, bu altlıkların nitelikli olması, amaca hitap etmesi yanında sayısal olması ve sürekli güncelleştirilmesi gerekmektedir.1998’de K.K.T.C. ile T.C. arasındaki işbirliği protokolü çerçevesinde K.K.T.C. Tapu ve Kadastro çalışmalarına donanım, eleman ve danışmanlık desteği verilmesi sonucunda kadastro haritalarının yenilenmesi çalışmaları sürdürülmektedir. Bu uygulamalardan elde edilen olumlu sonuçlar çerçevesinde bütün K.K.T.C.’nin kadastro çalışmalarının tamamlanması bir proje olarak ele alınmaktadır. Ülke Nirengi Ağına bağlı, sayısal ortamda kadastro yenilemesi yapılmış olan yerleşim bölgelerimiz Demirhan, Gökhan, Beyköy, Minareliköy, Cihangir, Yeniceköy sayısal ortama geçirilmiştir ve toplam olarak 6500 civarında parsel ölçülmüştür. Köyiçi yerleşim alanları 1/1000 ölçeğinde, köydışı alanlar ise 1/2000 ölçeğinde yapılmıştır. Balıkesir, Çukurova ve Düzova yerleşim bölgelerinin ise arazi alım çalışmaları devam etmektedir. Bununla birlikte kurumumuzda, Ülke Nirengi Ağına bağlı, sayısal kadastro çalışmaları bazı bölgelerde uygulanmaktadır. Ancak, bu bölgelerdeki çalışmalar tümden tamamlanamadığından harita üretimi olmamıştır. Kıbrıs’ın yüzölçümü 9251 km² dir. K.K.T.C.’nin alanı 3355 km² dir. Toplam arazi dağılımı 2,465,552 dönümdür (1 Dönüm 1337.80 m²). Bunun tarımsal arazisi 1,398,123 dönüm (%56.71), Orman Arazisi 480,740 dönüm (%19.50), hali ve mera arazisi 122,157 dönüm (%4.95), Kasaba, köy, dere ve gölet arazisi 263, 471 dönüm (%10.69), kullanılmayan arazi ise 201,061 dönümdür (%8.15). Biten köy sayısına baktığımız zaman önümüzde yapılması gereken çok iş olduğu ortaya çıkmaktadır. Avrupa Birliğine geçiş sürecinde uygulamaya konulmuş olan toprağa bağlı birçok proje ve diğer toprağa bağlı tüm projeler için tapu kadastro bilgi sistemini önemli bir altlık oluşturacak ve kalkınmada önemli katkılar sağlayacaktır. Çünkü, bu hizmetlerin temeli toprak ve insan ilişkisi üzerine yoğunlaşmaktadır. Özellikle, tarıma elverişli toprakların varlığı dikkate alındığında karşımıza kırsal kesimdeki tarla yollarının çok yetersiz ve düzensiz olduğu, yola cephesi olan parsellerin sayısının az olduğu, yeni yerleşim yerleri ihtiyacı sebebiyle yapılaşmanın düzenli ve ahenkli yapılabilmesi için, gerçek anlamda İmar Planlarının hazırlanabilmesi, kâğıt altlık nitelikteki bilgilerden önemli projelerde yararlanmanın mümkün olmadığı tespit edildiği düşünülürse, sayısal kadastronun hızlandırılıp sonuçlandırılması gerekliliği de, bir kez daha iyi anlaşılacağı görüşündeyim. Buna ek, Devlet Planlama Örgütünün son 5 yılı veri sonuçları dikkate alındığında kırsal kesimdeki yapılaşma oranının kent merkezlerindeki yapılaşma oranını kat kat geçtiğini görmekteyiz. Bu da bize kırsal kesim ile kentteki sayısal kadastro çalışmaları arasında bir fark gözetmememiz gerektiği hususunda doğru bir tespit olarak karşımıza çıktığını görmekteyiz. Günümüzde doğru ve güncel bilgiye hızlı ulaşım, bilgi sistemleriyle yapılmaktadır. Çukurova Üniversitesiyle imzalanan protokol ile K.K.T.C.’nin Coğrafi Bilgi Sisteminin oluşturulması ayağı içerisinde, sayısal kadastro haritası yapma ile görev ve yetkili olan kurum da yer almaktadır. Çalışmalarda, temel altlık bilgilerini Tapu Kadastro verilerinin oluşturacağı hususu ortaya konulduğunda çalışmalarımızın ne derece önem teşkil ettiği daha iyi anlaşılabilme noktasına gelebilecektir. Sayısal kadastroya geçiş
tamamlandığı demek; ülkeyi
tanımak, ülkenin toprak kullanımını bilmek ve yönlendirmek
demektir. Sayısal kadastroya geçişte halkın ve diğer kurumların
bilgilendirilmesi ve sayısal haritaların üstünlüklerinin dile
getirilmesi öncelikli
olarak yapılması gereken çalışmalardan bir tanesini oluşturmaktadır.
Bu noktada halk eskiden, tüm harita işlemlerini Tapu ve Kadastro
Dairesinden temin ediyor olmasından ötürü yeni oluşturulan sayısal
kadastro haritalarından bu şekilde harita isteminde bulunmaktadırlar.
Ve en çok karşılaştığımız istem de budur. Bunun da nedeni kanımca,
haritacılığın istenilen bir biçimde,
bir disiplin altına alınamamasından dolayıdır ki, neredeyse
haritayı eline alan çok kişiler kadastrocu veya haritacının görevlerini
yerine getiriyor olmasının bir sonucudur. SONUÇ Hayata gözlerini açtığı andan itibaren hep daha güzelini, daha iyisini isteyen insanların bu sınırsız talepleri karşısında, sınırlı kaynakların sürdürülebilir özellikte çözüm üretebilmek için Kıbrıs’ta “harita” kavramı sadece görsel, grafiksel bir özellik olmaktan çıkartılmalıdır. Yeni Dünya Düzeninde açlık, yoksulluk, ekolojik bozulmaların artış gösterdiği, felakete doğru sürüklendiği ortamda bir an önce, daha fazla zaman kaybetmeden “harita kadastro” bir disiplin içerisine alınmalı ve çalışmaların hızlandırılabilmesine çözüm yolları getirilmelidir. Bilginin doğrulu yanında, bilgiye ilgi ahlakını oluşturabilmek, bu iki ana noktada disiplin belirlenecektir Diller;
halkları, toplumları birbirine yaklaştıran, tanıştıran, sevdiren
ve organik bağların dokunuşunda önemli fonksiyonları yükleyen
iletişim araçlarıdır. Kadastroda da
kurumlararası ve kurum ile vatandaş arasındaki
konuşma dili günümüzdeki sayısal harita ifadesiyle sağlanmalıdır.
Ancak şu bir gerçek ve net ki;
K.K.T.C.’de çalışması halen devam eden sayısal kadastroya
geçme uzun yıllarda olacağı
varsayılmaktadır. Bu durumun çözüme bağlanması, bildirinin amaçlarından
bir tanesini de gerçekleştirecektir. Sıcak
Kıbrıs’tan sıcacık sevgi ve saygılarımı sunuyorum.
KAYNAKALAR 1.DPÖ İstatistik ve Araştırma
Dairesi, 2000 İstatistik Yıllığı, Lefkoşa, 2002 |