Osmanlı
denizcilik tarihinde derin izler bırakmış olmasının yanısıra Piri
Reis eşsiz bir Kartoğraf ve deniz bilginidir. Tam olarak doğum tarihi
bilinememekle beraber 1456-1470 arası diye kabul edilir. Osmanlının ünlü
bir deniz üssü ve tersanesi olan Gelibolu’da doğdu, babası Karamanlı
Hacı Mehmet ona Muhiddin Piri ismini koydu. Akdenizde nam salmış ünlü
bir korsan olan amcası Kemal Reis’in (1450-1510) “Gelibolu çocukları
su içinde tıpkı bir timsah gibi yetişirler. Tekneler onların beşiği,
gece gündüz denizlerin çırpıntısı ninnileridir.” dediği gibi
burada yetişti ve 11 yaşına geldiğinde onun tayfalarına katıldı.
Piri 14
yıl boyunca amcası Kemal Reis’in Akdeniz’deki seferlerine katıldı.
Hayatının bu dönemini, tüm gittikleri yerlere ait gözlem ve
deneyimlerini yazdığı, dünyaca ünlü denizcilik klavuzu Kitab-ı Bahriye’den
izleyebiliyoruz. 1494 yılında Granada’da (İspanya) zor durumdaki Endülüs müslümanlarının
Osmanlıdan yardım istemesi üzerine, Kemal Reis buradaki müslüman
toplumu gemileriyle Kuzey Afrika’ya taşıdı. 1495’te
Fatih Sultan Mehmet’in oğlu Beyazıt hükümdar olunca, geniş
topraklara yayılmış olan imparatorluğun ancak çok güçlü bir deniz
gücüyle burada egemenliğini sürdürebileceğini düşünür. Bunun üzerine
Akdeniz’de korsanlık yapan yetişmiş, iyi savaşçı Türk
denizcilerine Osmanlı donanmasına katılmaları için davette
bulunur.(1) Kemal Reis’in de Osmanlı donanmasına katılmasıyla,
amiral olan amcasının yanında Piri, gemi komutanı olarak Akdeniz’de
İspanyol, Ceneviz, Venedik donanmalarıyla ve pek çok deniz üssünün
alınmasında savaştı. Yine bu sırada bulunduğu denizlerin rüzgar, akıntı
gibi özelliklerini not alıyor, ada ve sahillerin coğrafi ayrıntılarıyla
birlikte haritalarını çıkarıyordu. Savaşlarda ele geçirilen düşman
gemi ve esirlerinden onların denizcilik ve haritacılık bilgilerini araştırıp,
bulduklarını kendi elindekilerle birleştirererek özenli bir arşiv oluşturuyordu. Özellikle bu dönemde,
bir deniz savaşında ele geçirilerek Kemal Reis’in hizmetine verilen
ve Kolomb’un Amerika seferlerinin üçüne katılmış olan İspanyol
denizciden, Piri Reis’in Amerika’nın keşfine ait değerli bilgiler
edindiğini biliyoruz.
1510 yılında
girişilen ve bilemediğimiz nedenle Piri Reis’in katılmadığı bir
deniz savaşında Kemal Reis’in hayatını kaybetmesiyle, büyük üzüntüye
düşen Piri Reis bir süre açık denizlere açılmadı ve Gelibolu’ya
yerleşti. Burada kendini o zamana kadar biriktirmiş olduğu denizcilik
ve haritacılık bilgileri üzerine çalışmalara verdi. İşte Amerika kıtasını
da gösteren, en eski dünya haritasının çizimi ile o zamana kadar almış
olduğu not ve taslakları derleyerek denizciler için kılavuz amaçlı
Bahriye’nin yazımı bu dönemde gerçekleşti.
1517 yılında
Mısır seferine çıkan Osmanlı donanmasının başındaki Cafer
Bey’in emrinde filo komutanı olarak katıldı. Nil nehri üzerinden
Kahire’ye giden Piri Reis, bu bölgenin detaylı bilgilerini içeren
haritasını da çizdi. Piri Reis Mısır seferi sırasında Yavuz Selim
ile tanışma fırsatı buldu ve ona 1513
yılında çizmiş olduğu dünya haritasını takdim etti. Mısır
seferinden sonra Gelibolu’da Bahriye notlarını zenginleştirerek kitap
formuna soktu (Kitab-ı Bahriye).
1520’de hükümdar olan Muhteşem Süleyman
dönemi, büyük fetihler dönemiydi. 1523’te Kanuni’nin Rodos
seferinde görev aldı. Sadrazam Pergeli İbrahim Paşa bu savaşta
kendisine klavuzluk yapan Piri Reis’in çalışmalarıyla yakından
ilgilendi. Bu çalışmaların önemini farkeden Paşa onu takdir ederek,
teşvik etti. Sefer sonrası İbrahim Paşanın desteği ile son halini
verdiği 1526 tarihli Kitab-ı Bahriye’yi Sultana sundu. Daha sonra Piri
Reis’in ikinci dünya haritası olarak bilinen, 1513 tarihli
birincisinin gözden geçirilerek eksikleri tamamlanmış 1528 tarihli
haritasını da Sultana sundu.
Bundan
sonra güney deniz amiralliğine atandı; Hint denizi, Kızıl deniz,
Umman denizi ve Basra körfezinde üstün hizmetlerde bulundu. Bir çok
denizlere hükmeden Osmanlı’nın bu büyük denizcisi, oşinografi ve
haritacılık üzerine yaptığı çalışmalarla çağdaşlarından ayrılarak,
dünya uygarlık tarihine övünç kaynağımız, Türk haritacılarının
atası olarak adını yazdırmıştır.
KİTAB-I BAHRİYE
Kitab-ı
Bahriye temel olarak bir denizcilik kılavuzu kitabıdır. Piri Reis korsanlık
günlerinden başlayarak gezip gördüğü yerleri yabancı kaynaklardan
da yararlanarak tarihi ve coğrafi özellikleriyle kitabında anlatmış,
kıyı ve adaların çeşitli renkler ve resimlerle deteylı harita ve
krokilerini çizmiştir. Kitab-ı Bahriye’nin manzum beyitler olarak yazılmış
ilk 23
bölümlerinde kitabı yazma gerekçesinden başlayarak, temel denizcilik
bilgileri, fırtınalar, rüzgar çeşitleri, pusula, harita kullanımı
ve dünyayı kaplayan kara ve okyanuslara ilişkin genel bilgiler
verilmektedir. Daha sonra sırayla
büyük okyanuslar, denizler ve kara parçalarına ilişkin bilgiler ile
özellikle Portekizlilerin yaptığı son keşifler ve bunlara ait
hikayeler anlatılmaktadır. Ayrıntılı olarak Akdeniz’in anlatıldığı
nesir bölümü okumak ise XVI. yüzyılda zevkli bir geziye çıkmak gibidir.
Çanakkale Boğazından başlayarak Ege denizi kıyı ve adaları,
Adriyatik denizi kıyıları, batı İtalya, güney Fransa, doğu İspanya
kıyılarıyla çevresindeki adalara ilişkin tarihi, coğrafi bilgiler
verilerek kuzey Afrika kıyıları, Filistin, Suriye, Kıbrıs ve Anadolu
kıyıları izlenerek Marmaris’te tüm Akdeniz havzası, önemli rotaları
ve çizdiği haritalar verilerek gezi noktalanır.
PİRİ REİS’İN DÜNYA HARİTASI
Milli Müzeler
müdürü Halil Ethem Eldem’in Topkapı sarayında yaptığı çalışmalar sırasında
o zamana kadar bilinmeyen Piri Reis’in dünya haritası 9 Kasım
1929’da ortaya çıkarılmıştır. Dünya ölçeğinde yapılmış bu
en eski dünya haritasının bulunduğunu duyan Atatürk konuya büyük
ilgi göstermiştir. Ankara’ya getirterek tarihçilerle birlikte
incelemiştir. Sonra Atatürk’ün direktifleriyle Devlet Matbaasında tıpkı
basımı yapılarak çoğaltılan harita, dünya bilim çevrelerine sunulmuştur.
Piri
Reis’in 1513 yılında Gelibolu’da çizip Yavuz Selim’e adadığı
bu dünya haritası ceylan derisi üzerine çeşitli renkler, resimler ve
yazılarla bezenerek çizilmiştir. Resim’de görülen Piri Reis’in
haritası alt bölümlere doğru daralmakla birlikte 90X65 cm boyutundadır.
Sağ tarafından boydan boya kopmuş olan haritanın bu gün elimizde
bulunan kısmı Afrika ve İberik yarım adasının batısı, Amerika kıtasının
doğu kıyıları ile Atlas okyanusunun göründüğü bölümdür. Bazı
tarihçilere göre, kendisine sunulan dünya haritasına bakan Osmanlı
padişahı Yavuz Selim “dünya ne kadar küçükmüş” demiş, sonra
da haritayı ikiye bölmüş “biz doğu tarafını elimizde tutacağız...”
diyerek bu gün elimizde bulunan kısmını atmış.

Piri Reis’in birinci dünya Haritası (1513)
Harita
tipik bir deniz haritasıdır. Bugünkü modern haritalarda bulunan enlem
ve boylam çizgileri yerine kuzey ve güney bölümlerinde yer alan 32 bölüme ayıran çizgilerin çıktığı ikisi büyük,
ayrıca üçü küçük rüzgar gülü bulunmaktadır. Günümüzde yapılan
azimütal projeksiyonlu haritalarla şaşırtıcı uyumlu görülen Piri
Reis’in haritası, muhtemelen padişaha sunulacağı için oldukça
zengin görselliğiyle bir tablo güzelliğine sahiptir. Harita üzerinde
yer adlarının yanısıra keşif tarihi, efsanevi hikayeler, dağlar,
nehirler, yaşayan hayvanlar, haritanın oluşturulması hakkında
bilgiler vardır. Amerika’nın keşfine ilişkin ayrıntılı bilgilere
yer verilen yazının son cümlesinde “mezbur hartide olan bu karalar ve
cezriler kim vardır, Kolombo’nun hartisinden yazılmıştır”
denilerek, 1492-1504 tarihleri arasında 4 kez ziyaret ettiği Amerika’ya
ilişkin Kristof Kolomb’nun günümüze ulaşmayan harita çalışmaları,
bugün sadece Piri Reis’in haritası içinde yer alan bölümü ile yaşamaktadır.
Kahire’yi
merkez alan hava fotoğrafları ile (azimütal projeksiyon) inanılmaz
benzerlik taşıması, ancak 1951 yılında yapılan ses yansıtıcılı
ölçümlerle keşfedilen Antartika kıtasındaki dağların (4000 yıl önce
oluşan buzul çağından beri buzlarla kaplı olan) bu haritada yer alması
Erich Von Daeniken’in ancak uzaydan çekilen fotoğraflardan yapılabilebileceği
gibi sansasyonel bir görüş ortaya atmasına neden olmuştur.
İlk
haritadan 15 yıl sonra 1528 yılında Piri Reis yine Gelibolu’da
ikincisini çizdi. Topkapı Sarayı müdürü Tahsin Öz tarafından
Piri Reis’in haritasının kayıp parçalarının aranması sırasında
bulundu. Ne yazık ki günümüze yalnızca kuzey ve orta Amerika kıyıları,
Florida ve Gröndland’ın göründüğü 68X69 cm’lik bölümü ulaşabilmiştir.
Bu haritada 4 rüzgar gülü, her bir bölümü 50 mile denk iki mil ölçeği
ve Yengeç Dönencesi yer almaktadır. Bu haritanın ölçeği
1513'tekinden daha büyüktür. İlk haritada bulunan bazı hayali
adaların bu haritada olmaması, Amerika kıyılarının daha isabetli çizilmesi,
liman girinti ve çıkıntılarının abartılı çizilmesi hatasına düşülmemesi,
yengeç dönencesinin çok az hatayla çizilmiş olması, ilk haritada göze
çarpan efsanevi bilgi ve resimlerin bu haritada bulunmayışı, Piri
Reis’in yeni keşifler doğrultusunda birincisinden daha doğru ve güncel
bir harita ortaya koyma amacında olduğunu göstermektedir.
Haritada
ölçeğin altında bulunan yazı Piri Reis’in imza ketebesidir “Bunu
935 (1528) yılında Gelibolu’da Reis Gazi Kemal merhumun biraderzadesi
diye meşhur olan Hacı Mehmed’in oğlu Piri Reis tamam etti.”
(1):Piri
Reis Kitab-ı Bahriye’de bu olayı şöyle anlatır.
“Ki bir gün lütfedip Beyazıd Han
Gönderdi bize emri ferman
Dokuz yüzde gelip tuttuk vatan
O emrin tarihi bu idi ey can
Buyurmuş ki: Kemal gelsin kapıma
Deniz hizmetleri etsin tapuma
Ki sonra şahın emriyle yapıp seferler
Deniz yüzünde hep bulduk zaferler”
Kaynaklar :
1.Prof.
A. AFETİNAN The Oldest Map of America Drawn by Piri Reis
ftp://www.prep.mcneese.edu/preis/preis.pdf
2. http://www.denizce.com/pirireis.asp
3. www.bodrum-bodrum.com/vorteks/denizciler/pirireis.htm
4. http://turkeyinmaps.com/piri.html
5. www.uwgb.edu/dutchs/PSEUDOSC/PiriRies.HTM