YAŞAYAN 1. KUYAŞAYAN 1. KUŞAK HARİTACILARIMIZŞAK HARİTACILARIMIZ

Prof. Dr. İbrahim Kasım YAŞAR’ın

 

Kendi ağzından yaşam öyküsü *

Derleyen: M. Şerbetçi

 

1 Nisan 1915’de İstanbul/Fatih’in Hırkai Şerif Akşemsettin mahallesinde doğdum. Babam deniz subayı yzb. Mehmet Yaşar olup sülalemiz 1. Sultan Hamid’in Sadrazamı Halil Hamit Paşaya gider. Üsküdar Toptaşı Sokullu Mehmet Paşa İlkokulundan 1925-26’da mezun oldum. 1926’da Kadıköy Ortaokulunda 6. sınfa başladım. 1928-29’da bakelorya sınavını vererek Kadıköy Ortaokulunu bitir­dim. 1929-30’da Kabataş Lisesi 9. sınıfına girdim. 10. sınıftan sonra parasız yatılı kısmının sınavına girdim. Sınavı kazandığım halde beni kabul etmediler, kızdım ve Kuleli Askeri Lisesinin Il. Sınıfına sağlık muayenesi sınavını kazanarak girdim ve 1932’de Kuleli Askeri Lisesini bitirdim. Sonra İstanbul’da Harbiye’ye girdim. Ozaman İTU Taşkışla’da 1. Ordu bulunuyordu. Burada harbiye stajını yaptım. Bu stajdan sonra harbiye mektebinde sivil ve askere Avru­pa’da mühendis olma olanağı vermek üzere açılan sınavı 1. Derece olan 10 kişiden 5. olarak kazandım. l933’de Ankara’ya gönderilerek Harita Genel Komutanlığında Harbiye 1. Sınıf öğrencisi olarak iyi sicil aldığım taktirde Berlin’e Harita Yüksek Mühendisi olmak üzere gönderileceğim söylendi. l934’de Asteğmen (Yarsubay) olarak çıktıın. 1934 Temmuzunda Budapeşte-Çekoslovakya üzerinden Almanya’ya gittim. Berlin Üniversitesinin 6 aylık dil kursu ve Berlin-Charlottenburg belediycsinde 6 ay nivelman ağırlıklı meslek stajından sonra 1935 kış yarıyılında Jeodezi öğrenimine başladım. 1937 da Vorprüfung’u “gut” ile bitirdim ve 1938 sonuna doğru diploma projemi aldım. Prof. Dr. Schmehl’in denetimindeki bu çalışmanın konusu, Jüpiter aylarının gölgesine girmesi ile Postdam-Greenwich arasında boylam farkını saptamaktı. Bu amaç için Postdam rasathanesindeki Helmert kulesinde gözlemler yaptım. 1939 Eylü­lünde diploma çalışmam kabul edildi. Bu esnada sınavlara henüz başlamıştım ki 2. Dünya Savaşı başladı. Bizi Ankara’ya gönderdiler. Ankara’da bir dilekçe vererek öğrenimimi tamamlamak üzere tekrar Almanya’ya gönderilmemi istedim. 1940’ta tekrar Berlin’e gönderildim. Üçünü daha önce verdiğim 17 sınavın kalan 14 derse ait sınavlarını vererek 1940 martında Dipl.-lng. oldum.

 

0. D.: Öğrenciliğiniz duyduğumuz kadarı ile pek renkli geçmiş...

 

- Evet. 0 zaman 1 Mark 50 kuruştu. Savaş enflasyonu ile 1939 da 1 Lira’ya 12 Mark veriyor­lardı. Para sıkıntımız yoktu. Ben aynı zamanda iyi bir sporcu idim. Güreş, yüzme, futbol dalların­da spor yaptım. Berlin’de Herta BSC. Berliner SV 92, Üniversite, TH veya karma takımlarının sol açıklarında oynardım. Bana “raffinierte Türke = müthiş Türk” derlerdi. Bir motosikletim vardı. KTÜ’ ye derse gittiğim yıllarda (1970-73) Üniversitenin sahil tesislerindeki 10m. yüksekliğinde­ki tramplenden jacknife biçiminde atladım. Çok şaşırmışlardı. 

 

 

0. D.: Türkiye’ye döndükten sonra neler yaptınız?

 

-Alman hükümeti staj için izin vermeyince Ankara’ya dönerek Yzb. rütbesi ve 1940-2 sicil nu­marası ile Harita Genel Komutanlığında Y. Müh. olarak göreve başladım. İTÜ’de Y. Müh. ünva­nım onaylandı. Bu kurumda l919’da Hnb., 1954’de Yrb. oldum ve istifa ettim. Ankara Universi­tesi, Fen Fakültesi, Astronomi Kürsüsünde Prof. Dr. Kraeicken yönetiminde doktora çalışmaları­na başladım. Harita Genel Komutanlığıyla anlaşarak 1959-61 arasında bu kurumun aletleriyle göz­lem ve heseplamaları tamamladım ve 1962 yılında AU’de bilim doktoru ünvanını aldım. Doktora konusunu aldığım yıllarda Mobil Exploration Medit. Corp. isimli bir Amerikan firmasına girdim. 1960’da bu firmada maaşım 4000 TL gibi çok yüksek bir rakamdı. Güneydoğu ve güney Türkiye de ve Girit adası ve civarında kara ve denizde gravite çalışmaları yaptık. Bu sırada beni Uppsa­laltsveç Üniversitesi Tabii Bilimler Fak. Jeodezi ve Jeofizik laboratuarı başkanı Prof. Dr. E. Tengström istedi. 1961-64 araşında 3.5 yıl btırada çalıştım. Eşimin hastalanması ile Türkiye’ye dönerek 1965’de doçentlik dil sinavına girdim.Bu sınavda başarı gösteremedim. Dil sınavında Elipsoid yerine ‘kat nakıs-ı mücessem-i deverani” yazmıştım, sınav jürimde, daha sonra KTÜ’de rektörltik yapan Saffet Rıza Alpar vardı. Sonra tekrar dil sınavına girdim ve 1966 eylülünde Doç. 1972 mayısında Prof. oldum ve 1965-1984 yılları arasında ODTÜ Müh. Fak., İnşaat Bölümü,jeodezi laboratuarında çalışarak 53.5 yıl üzerinden emekli oldum.

 

M.Ş.:     ODTÜ’de sizden başka meslektaşlarınızdan kimler vardı?

 

-YTÜ mezunu ve Ohio’da Heiskanen ve Brandenberger’in öğrencisi olarak 1957’de master yapan Fahrettin Aydın, ODTÜ’dc laboratuar kurarak beni 1965 yılında Amerikan şirketinden al­dı. F. Aydın, 1970’de Doç. oldu. 7 yılda bir verilen izinle ve eşinin ısrarı ile Avusturalya’ya gitti. Eşi Harita Genel Komutanlığında Gn. Kadri Tan’ın k.ızıydı. Melbourn Üniversitesinde çalıştı. İzin süresi bir yıl uzatıldı daha da uzatılmadığından istifa ederek oraya yerleşti ve orada vefat etti 1972 (?). Bundaıı başka Harita Albayı Yük. Müh. Mustafa Gönençcan’ın oğlu Atilla Gönençcan vardı. Atilla Ankara kolejini bitirdikten sonra Müııih’te jeodezi okudu. 1964’de Kneissl’in yönetiminde doktora yaptı. Askerlik yapmak üzere Türkiye’ye geldi. Askerlik sonrası ODTÜ’ye girdi. Yol la­boratuarında Iyıl çalıştı ve Almanya’ya giderek oraya yerleşti. Köln Meslek Yüksek Okulunda Jeodezi ve matematik dersleri veriyormuş. Bunların dışında Harita Genel Komutanlığından emekli olan Yük. Müh. Kerim Evinay ve Yük. Müh. Ahmet Keretli bir süre sözleşmeli olarak çalıştılar.

1985’de eşimi kaybettim, 1985-15 Eylül l994’de Üniversitede 80 yaşıma kadar yine parttime olarak ders verdim. 1994’de Ataköl/İstanbul’a yerleştim. (5.kısım, Blok A-l, No 1 ,tel.: 0212 560 01 50)

 

M.Ş.:     Hangi dersleri verdiniz?

 

- Harita Y. Teknik okuılunda 1940,42,43,44,1968,1969 yıllarında Astronomi ve jeofizik, KTÜ’de 1970-73 Astronomi, Harbiyede 1977’dc Y.Jcodezi, ODTÜ’de jeolog, inşaat ve maden mühendisliği bölümüne jeodezi ve Fen Fakültesi Astronomi Bölümünde fiziksel astrometri ve gra­vimetri ve rezistivite uygulamaları AÜ’dejeofizik bölümüne jeofizik ve jeomanyetik dersleri ver­dim. (Savaş dolayısı ile staj yapamadığımdan l950’de 6 ay Finlandiya jeodezi dairesinde jeofizik stajı, 195 l’de de 6 ay Ohio State’de Heiskanen yanında staj yaptım. Bu 6 ay içinde tüm Amerika’yı dolaşan 26 000 mil’lik sarkaç istasyonlarında gravimetrik ölçüler yaptık. Bu ölçüler esna­sında New York’ta benim için ilginç bir olay olan ünlü Einstein’e Türk Bnb. olarak takdim edildim ve elini öptüm. (Postdam’da Helmert kulesi ve Einstein kulesinde gözlemler yaptığımı söyle­di ğimdc çok memnun olmuştu.)

 

 

M.Ş.:     Postdam’daki gravite değerinde galiba bir yanlışlık farkedilmişti. Bizim Kandilli gözlemevi de buraya bağlanmıştı, Kandilli değeri diizeltildi mi?

 

- Evet. Bu hatayı Amerikalılar farkettiler ve Postdam gravite değeri 14 miligal azaltıldı, dola­yısı ile Kandilli değeri de 14 mgal azaltıldı.

 

0.D.: Türkiye’de nerelerde ölçüler yaptınız?

 

- Meşe Dağı başta olmak üzere Türkiye 1. Derece nirengi ağı üzerinde 99 adet 1. Derece nirengi noktası ve baz büyütme noktasında ölçüler yaptık. En önemlisi Ölçü ekibi yetiştirdim. Özellikle fevkalade insanlar olan Faruk ve Hamit Uzel kardeşler, Arif Çöklü, Hakkı Algan, Yzb. Şinasi Tansev, Yzb. Kemal Baranok ve Yzb. Halim Ulutaş gibi çok değerli elemanlar yetiştirdim. Me­şe Dağında kumandanımız Yzb. Bahri Bozdağ idi. Fotogrametriyi Türkiye’de kuranların birincisi sayılırdı. İkincisi ise General Kadri Koray’dı.

 

M.Ş.:     Meşe Dağında bir vakitler Trabzon’a geldiğinizde anlatmıştınız. Hocamız Ekrem Ulusoy’u niye korkutmak istediniz?

 

- Ekrem araziyi pek sevemedi, karısı ile gelmişti gitmek istedi, zaten yiyeceğimiz azdı gece çarşafı başıma geçirip garip sesler çıkararak korkutup kaçırmak istemiştim.

 

M.Ş.:     Bir de Harita Genel Komutanı Yzb. Ali Yaramancı’yı kovaladığı söyleniyor. Bu­nun aslı nedir?

 

-Hayır öyle birşey yok. O olay Ali Yaramancı ile Mustafa Gönençcan arasında oldu. Kadri Koray Paşa zamanında Yaramancı ,bunlar aleti okumasını bilmiyorlar diye şikayet etmiş. Kadri Paşa’da her ikisini çağırmıştı. Olayda ben ve aletçi Selami Bey de vardı. Once Mustafa Bey gravimetri aletini okudu, sonucu bir kağıda yazdı. Sıra Yaramancıya gelince siyah bir örtü istedi ve bu örtüyü başına geçirerek yaptığı okuma farklı idi. Meğerse örtünün altında ayarı bozarak farklı okuma yapıyordu. Bunu Selami Bey farketti. Paşa da çok kızarak Yaramancıyı odasından kovdu.

 

0.D.: Almanya’da okuyan diğer meslektaşların hilmediğimiz tarafları nelerdir?

 

- Mehmet Ali Erkan, Konya Lisesinden mezun olmuştu. Once makine ,sonra kimya ve daha sonra da jeodezi okumasına karar verilmişti. Jeodeziyi Auszeichnung (pekiyi’nin üzerinde bir derece) ile bitirdi ve 500 DM ödül aldı. Lütfi İlman ve Macit Erbudak fen fakültesi matematik bölümunü bitirip gelmişlerdi. Doktora için gönderilmişlerdi. Sonra onlar dajeodezi okudular. Korgeneral Kadri Koray ise 1939 başında Dresden’de okudu. Erokan ve Evinay benden bir yıl sonradır. Harp dolayısı ile öğrenimlerini tamamlamak için Amerika’ya gönderildi ve oradan stajlarını yaparak l944’de Hrt. Gn. Md.’lüğüne geldiler.

 

0.D.: Halen ne ile meşgulsiinüz? Vaktinizi nasıl geçiniyorsunuz?

 

-Bir kitap hazırladım. Bunun baskı işleriyle şimdilik meşgulüm. Bol bol geziyorum,ak­rabalarımı ziyarete gidiyorum.

 

O.D. ve M.Ş.: Verdiğiniz bilgiler için size teşekkür eder ve sağlıklar dileriz.

 

Bu söyleşi TKGM isıanbıtı BöIge eski müdürü Y. Müh. Önıcr Demirağ ve Kocaeli Ün. Ögr. Üyesi Prof. Dr. Muzaffer Şer betçinin 19.08.1997 tarihinde Aıaköy’deki K. Yaşar’ın kendi evinde yapılmıştır.

 

 

1