Dudakları acemice kırmızıya boyanmış siyah/beyaz bir Merlin Monro kartpostalının arkası...
sevgili Ces,
Efsane kuşlarının ağır ağır uçarak havalanışını andıran uzun bir sevişmenin sonunda, ağırbaşlı şenliğimize eklediğin şakaların...
Tıkış tepiş belediye otobüsünde tutunma demirlerine sarılan öbür eller yanında birbirine değen ellerimizin ne kadar da çok benzemesi...
Bir akşamüstü; onlarca karganın çığlıklar atarak çılgınlar gibi uçtuğu bir saatte, dışarısının karanlığı ile evin aydınlığının {veya tersinin} yavaş yavaş yer değiştirmesini hüzünlü iki yüzün yataktan izlemesi...
Ve senin yüzünü gördüğümde kapıldığım o çaresizlik, acı ve nefretle seviyorum seni...
tarihsiz
DöN !