Akkuyu'da Acilacak Nukleer Santral


Ne yazik ki bilimsel bir tarz kullanarak birtakim gercekleri carpitma ve propaganda malzemesi olarak kullanma politikasi ulkemizde oldukca yaygin. Benim tartismaya acmak istedigim konu Silifke-Akkuyu'da kurulmasi dusunulen nukleer santral ve propaganda calismalari. Bu propaganda calismalarinda bilimsel bir soylem kullanilmakta ve konu hakkinda bilgi sahibi olmayan halk birtakim cikarlar dogrultusunda yanlis bilgilendirilmektedir. Nukleer santral yapimini savunanlar, bugun bir cikmazin icindeler. Dunyada 1978 yilindan beri siparisi verilen nukleer santrallerden yaklasik 200'unun projesi iptal edildi. (su anda dunyada islemekte olan 437, insa halinde ise 39 nukleer santral vardir) (*1) Bircok avrupa ulkesinde halkoylamalari ve toplumsal muhalefet sonucu nukleer santral yapimi durduruldu. 1974'te uluslararasi atom enerjisi kurumu IAEA, 2000 yilinda dunyada kurulu nukleer guc hedefini 4500 gw olarak belirlemisken su anda bu guc -tum askeri ve sivil nukleer lobilere ragmen- en fazla 400gw'a ulasabildi. Amerika'da 1978'den beri yeni nukleer santral siparisi verilmedi, 1974'den beri verilen 116 nukleer santral siparisi iptal edildi.

Avrupa'da durum soyle: Belcika, Ingiltere, Finlandiya ve Ispanya nukleer programlarini askiya aldilar. Isvec ise 1998 yilinda Barseback-1 reaktorunden baslayarak 2010 yilina kadar elektriginin %50'sini saglayan 12 nukleer santralini kapatma kararini uygulamaya basladi. Avusturya halkoylamasi sonucunda tek reaktorunu hic calistirmadi. Italya yine halkoylamasi ile mevcut santrallerini kapatti. Danimarka, Yunanistan ve Portekiz hic nukleer santral yapmadilar. (*2)

Washington International Energy group tarafindan subat 1996'da ABD'deki 400 kadar elektrik kurumu yoneticisi arasinda yapilan kamuoyu yoklamasinda bu santrallarin gelistirilmesi konusunda bugune kadar kaydedilmis en dusuk destekleme oranlari goruldu. Boylesi bir cikmazla karsi karsiya kalan ve kendi topraklarinda nukleer santral yapimina izin verilmeyen nukleer karteller gozlerini "gelismekte olan" ulkelere cevirdiler. 1995 verileriyle 15 ulkede insaatina baslanan 48 nukleer santral projesinin %85'ten fazlasi bu ulkelerde yer aliyor.(*2)

Ancak bati ulkelerinde varolan nukleer karsiti birikim ister istemez gelismekte olan ulkelerde de kamuoyu olusumunu hizlandiriyor. Turkiye'de de kamuoyu ve bolge halki kurulmasi dusunulen santrale tepkiyle yaklasiyor.

Nukleer endustriyi turkiye'ye sokmak isteyenler oncelikle bu tepkiselligi kirmalari gerektiginin bilincindeler. Bilim kisvesi altinda halkin yanlis bilgilendirilmesi iste bu asamada basliyor. Ellerindeki yetersiz ya da gecerligini yitirmis bilimsel argumanlarla kamuoyunu ikna edemeyecegini goren nukleer enerji savunucularinin buyuk bir bolumu bilimsellikten uzak beyanlar vererek kamuoyunu yonlendirme cabasi icine giriyorlar. Bunlardan bazi ornekleri asagida bulabilirsiniz:

* Ecemis fay hattinin cok yakininda bulunan Akkuyu bolgesinin deprem acisindan guvenli oldugu aciklamasi. (*3) (bir bolgenin depremden zarar gormesi icin deprem merkezinin tam ustunde bulunmasi gerekmedigini gozonune alinmalidir)

* Hacettepe U. nukleer enerji eski anabilim dali baskani Osman Kadiroglu'nun "nukleer santralin devreye girmesiyle, denize desarj edilecek sogutma suyu sayesinde bolgede deniz suyunun 2 derece isinacagi, bunun denizdeki uretimi arttiracagi ve balikcilara bolluk getirecegi" aciklamasi,

* Ayni yetkilinin yore halkina hitaben yaptigi "yore halkinin urettigi meyva ve sebzelerin radyasyona maruz birakilarak soklanacagi ve hic bozulmadan saklanacagi" aciklamasi, (kuzey avrupa ulkeleri bu yontemi bir sure uyguladilar, ama yalnizca ihrac ettikleri urunlere ! )

* Ihaleye katilan nukleer sirketlerin guvenilir oldugu, cernobil'den sonra dunyada nukleer santral kazasi olmadigi aciklamalari,

* Cernobil'de yalnizca 31 kisinin olmus oldugu aciklamasi(*4),

* Yetkililer tarafindan yore halkina ve yerel yoneticilere izlettirilen, hizla giden kamyon, tren vb tasitlarin nukleer santral duvarlarina carptigini ve santralin bundan hicbir zarar gormedigini gosteren goruntuler,
* Ekmekten, beton duvarlardan, televizyondan ve gunesten alinan radyasyonun "nukleer santraldan alinan radyasyon"'dan (?) daha fazla oldugu... (*4)

Benzeri orneklerin sayisi cogaltilabilir. Isin daha da aci yani, bu gibi aciklamalara gelen herhangi bir elestirinin "bizler bilimadamiyiz, bizden daha iyi bilemezsiniz, cevreciler bilmeden konusuyorlar" tavri ile gecistirilmesidir.

Nukleer enerji gibi hassas bir konu uzerine yapilan tartismalarda bilimadamlarinin gorevi bilgiyi objektif bir bicimde kamuoyuna sunmak olmalidir. Elbette nukleer enerji savunuculari arasinda, konuya objektif olarak yaklasan ve tum elestirileri bilimsel acidan degerlendirme yolunu secen insanlar da olabilir. Ancak nukleer enerjiyi desteklesin ya da desteklemesin, sorumluluk sahibi bir bilim insani, halki yaniltici beyanlarin bilimsellik kisvesi altinda yapilmasina tepki gostermelidir.

Radyasyon-gen bilimleri henuz cok yeni ve bilinmeyenerin sayisi bilinenlerden cok daha fazla... Radyoaktivitenin kesfinden bu yana gecen surede "kabul edilebilir doz" denilen dozun surekli dusurulmus olmasi, belki de bunun en guzel gostergesi. Bu durumda bir bilimadaminin "patlamadigi, sizinti yapmadigi ve atiklari guzelce saklandigi surece, nukleer santralin yaydigi radyasyon dozu zararsizdir" demesi bilimsellikten uzak olur gibi gorunuyor.
Kaldi ki Turkiye'nin kosullarini az-cok bilen bir kimse, kurulacak nukleer santralin -patlamadan, sizinti yapmadan ve atiklari guzelce saklanarak- calistirilacagina ne kadar inanir, bu ayri bir tartisma konusu...

Nukleer karsiti kamuoyunun tum cabalarina ragmen bu santral kurulursa, kendimizin ve gelecek kusaklarin kaderini bugun nukleer santral yapimini savunan yetkililere ve ihaleyi kazanacak yabanci nukleer kartele teslim etmis olacagiz. Bu sorumlulugu ustlenebilecegini iddia eden yetkililer tarafindan yapilan beyanlar dikkatle incelenmelidir. Bu beyanlari degerlendirerek ulkemizde kurulabilecek bir nukleer santralin hangi anlayisla isletilecegi hakkinda fikir sahibi olabiliriz.

Saygilarimla,


Mehmet Yayla
Yuksek Lisans Ogrencisi
ODTU Deniz Bilimleri Enstitusu
P.K. 28 - 33731 ERDEMLI-ICEL


KAYNAKLAR:
(*1) Data reported to the International Atomic Energy Agency (IAEA),
(*2) Dunya Dostlari Dernegi, P.K. 116 Bakanliklar/Ankara Tel (312) 433 46 21 Fax: 380 89 79
(*3) "Neotectonic Aspects of the Northern Margin of the ADANA-CILICIA Submarine Basin, NE Mediterranean" by Sungu L. GOKCEN, Gilbert KELLING, Nuran GOKCEN, Atilla ULUG and Erdeniz OZEL
(*4) "NUKLEER ENERJI - Kamuoyunu Bilgilendirme Semineri", 28-29 Mayis 1997, Mersin Universitesi - Mersin
(*5) kaynak5


This page hosted by Get your own Free Homepage
1