'Çocuklarımıza miras olarak radyasyon bırakmayacağız'
Ahmet Budak
Biz, Mersin'in Silifke ilçesi, Büyükeceli Beldesi'nin 2 bin 500 insanı
güzel Akkuyu körfezimiz nükleer santral alanı seçildiğinden bu yana 20
yıldır rahat yüzü görmedik. Önce Aslan Eyce ile birlikte, son beş
yıldır da çevrecilerle birlikte halkımıza hükümetimize seslenir
dururuz;
Biz beldemizde ve Türkiye'de atom santralı istemiyoruz. Bize atom
santralı satmak isteyen Almanya'da, Kanada'da, Amerika'da 20 yıldır
atom santralı kurulmadığını biliyoruz. Atıkların başlarına bela
olduğunu biliyoruz. Kimse kendi bölgesinde nükleer atık çöplüğü
istemiyor. Hükümetler de bu atıkları hiçbir yere koyamıyor. Bu
zehirler yüzbinlerce yıl kalacak. Allah korusun bir büyük yer hareketi
olsa öldürücü zehirler hortlayacak. Bizim beldemizin yeraltı boştur.
Hâkim rüzgâr Batı rüzgârıdır. Batı rüzgârı estikçe içme suyu
kuyularımızdaki sular deniz suyuna dönüşür. Yani deniz kilometrelerce
yeraltından çalışır. Bir kaza olsa Batı rüzgârlarıyla tüm zehirli
bultlar köyümüze tarlalarımıza akacak. Ölürüz de yaptırmayız. Atom
santralı yapılırsa radyasyon sızıntısı olmasa bile kimse bizim
ürünümüzü satın almaz. Pazarda yumurtamızı bile satamayız.
Oğullarımıza gelin bulamayız. Çocuklarımıza miras olarak radyasyon
bırakmayacağız. Seramızda domatesimiz, hıyarımız, patlıcanımız,
bahçemizde badem, şeftali, tarlamızda buğday, bakla, çocuklarımız çok
şükür sağlıklı, varlığımız iyidir.
Aramızdan bir tek belediye başkanımız Kemal Güdül çıktı. 16 yıl
nükleer santrala karşı bizimle birlikte mücadele verdi, son iki yıldır
'nükleer santral iyidir, hoştur' dedi. Kem gözden ırak olsun, işler
iyi gidiyormuş. Daha iyi olsun. Ama artık bizden uzak dursun,
önümüzdeki seçimde seçileceğini ummasın.
-