Subject: Re: Nukleer Enerji Tartismasi Televizyonda

Date: Fri, 12 Jun 1998 00:04:17 +0300
From: Hakan < best@idea4u.com>

ilker ficicilar wrote:

Sayin ilker ficicilar,

Cevre konusundaki hassas yaklasiminizi ve bu foruma gosterdiginiz ilgiyi takdirle karsiliyorum. Nukleer enerji santralleri gibi hassas ve cok yonlu incelenmesi gerekli bir konuda, toplumun aydinlatilmasi acisindan dogru bilgilerin ilgilenen herkese ulasabilmesi gereklidir. Forumun amaci da budur. Sizin de belirttiginiz gibi ortada dolasan bir suru celiskili ve yanlis bilgi, toplumun yanlis yonlenmesine sebep oldugu gibi bilim adamlarina olan guveni de sarsarak sonucta toplumu karanliga dogru goturmektedir. Bu nedenle hepimizin ilgi alanimizdaki konularda konusurken yanlislardan uzak kalmamiz gerekmektedir. Amacimiz bilimsel gercekleri ortaya koyup dogrulari bulmaya yonelmek olmalidir. Toplum icin iyi olani savundugumuza emin olsak bile, bu savunmamizda toplumu kandirma yoluna tabiki asla gidemeyiz, yanlis bilgi de veremeyiz.

Bu nedenle yazinizdaki bazi noktalarda fikrimi aciklayip fikrinizi yeniden sormak istiyorum.

> Dogrusu, bu atiklari fazladan basincla iyice kucultup 'puck' denilen
> silindirik, 20cm kadar capinda, ve belki 30cm kadar yukseklikte parcalar
> haline getirip, su fotograflarda gordugumuz varillerin icine yalitarak ve
> beton ile doldurarak yerlestiriliyor. Ardindan da bunlar depo alanina
> tasinip saklaniyorlar. Saklama yontemleri de derin bir alana bu varilleri
> dizip, ustlerini betonla kapladiktan sonra yeni bir kati doldurmaktan
> ibaret. Bu atiklar bu gecici depolarda, kararlastirilacak ebedi saklama
> yerine gidecekleri zamani bekliyorlar.

Yukarida anlattiginiz cins atiklar dusuk seviyeli atik olarak adlandirilir. Radyasyon seviyesi dusuk ve yariomru kisa atiklar sizin soylediginiz sekilde saklaniyor. Bunlar soylediginizin aksine, buradan baska yere
tasinmayacaklardir.Bu tip bir depolama sadece nukleer santral dusuk seviye atiklarina degil, sanayide cok sayida kullanilan radyoaktif kaynaklara da uygulanmaktadir. Bunlarin ortalikta hurdacilarda dolasmasini istemeyiz tabiki. Hastahanelerde kullanilan radyoaktif maddeler ve bu maddelerle kontamine olmus enjektor, ortu, tup vs gibi maddeler de bu alanlarda ayni sekilde depolanmaktadir. Bir hastahanenin nukleer tip kismina giderseniz (ziyaretci olarak gitmekten baskasini dilemem) ne buyuk bir kalabalik oldugunu ve ne olcude radyoaktif madde kullanildigini acikca gorursunuz. Buralardan cikan radyoaktif atiklarin da belirttiginiz sekilde saklanmasi gerekmektedir.

> Ve, ABD su siralar bir ulusal ebedi
> nukleer atik sahasi bulunmasi konusunda yogun baski altinda.

Evet bu tip bir depo yuksek seviyeli atik olarak adlandirilan uzun yariomurlu ve yuksek akiviteli atiklar icin dusunuluyor. Bunu kotu birsey olarak gormuyorum.

Arac motorlarinin calismalari sirasinda zehirli atiklar cikarttigi konusunda supheniz yoktur. CO, NOx, Benzopren, cesitli hidrokarbon turevleri, kursun bilesikleri vs gibi cogu kanserojen bir suru madde. Araclarin dizayninda bu maddeleri toplayacak ve atmosfere salmayacak bir sistem olsaydi, her benzin aldigimizda bu atiklari depolanmak icin o istasyonda birakabilseydik, bunun icin de belli bir ucret odeseydik, inanin bu beni cok mutlu ederdi. Eminim cevre bilincine sahip herkes de mutlu olurdu. Fakat tabi ki o zaman bir atik sorunundan soz edilirdi. Bu atiklar nasil olacak da onbinlerce yil etrafa yayilmadan saklanabilecek denilirdi. Kimse kendi kasabasinda boyle bir atik deposu istemezdi. Yuruyusler yapar, pankartlar acarlardi, TV programlarinda bilim adamlari!!! bu konuda derin bilgilerini!!! sergilerlerdi. Bircok depodan birinde bir sizinti olursa ortalik ayaga kalkar, bu zehirli atik sizintisindan 60 yil icinde kac kisinin kanserden olecegi hesaplanirdi. Cok sukur ki :-((( bugun boyle bir sorunumuz yok. Biz atalim havaya ne olursa olsun diyoruz.

Bu nedenle nukleer santrallarin atiklarinin toplanabilir ve saklanabilir olmasini onemli bir avantaj olarak goruyorum.

>

>

> Simdi, aslinda sizin de bildiginiz gibi bu atik sorununu onemsiz gibi
> gostermek icin bu birimlerle oynuyorlar. Ornegin, O. Kadiroglu internette
> bulunabilecek bir yazisinda, ABD'deki butun nukleer atiklar kisi basina
> bir 1cm yaricapli bilye tanesi kadardir demis. Aklimiza ABD'nin nufusunu
> ve bu atigin kutle/hacim oraniyla yarilanma suresini getirmedigimiz
> surece bir sorun varmis gibi hissetmeyiz.

> Bize, yalnizca iki kamyon atik cikacak denildiginde onemsemez, unuturuz.
> Ama birisi cikip ta bu santral 1 yilda 130 TON nukleer atik cikarir derse,
> aklimiz basimiza gelebilir. Saniyorum ki insan psikolojisi insani
> yaniltmaya yonelik pek cok acik noktaya sahip, ve birileri bu
> zayifligimizi olabildigince kullaniyorlar.
>

Bunu birimlerle oynama olarak gormuyorum. Hatta aksini dusunuyorum. 130 Ton akilda yanlis izlenim uyandiracak bir buyukluk, gunluk kullanimda karsilasilmayan birimleri akilda canlandirmak zordur. Ornegin bir doktor hastasina soyle diyebilir "her yemekte en fazla 250 miligram tuz yiyebilirsin. " ya da " her yemekte encok yarim aspirin kadar tuz yiyebilirsin." Sizce hangisi kafa karistirir, hangisi daha iyi anlatmaya yoneliktir?

Bence sayin Kadiroglu bir bilim adamina yakisir bir benzetme ile konuyu gayet iyi ifade etmis. Bu arada sayin Kadiroglu'nun yazinizda belirttiginiz internet adresini de verebilirseniz biz de konuyu bir de obur tarafin gorus acisindan izlemis oluruz.

> Bu arada bazi rakamlar da vereyim. Bir nukleer santral atigi yaklasik %5
> kadar Uranyum turevleri icerir. Yani 130 ton atigin 6.5 tonu Uranyum. Geri
> kalani da oldukca uzun yari omurlu izotoplardan olusur aslinda. Neyse, uc
> onemli radyoaktif atomun yarilanma omurleri soyle:

>

> Uranyum-235 : 7.0x10^8 yil
> Uranyum-238 : 4.5x10^9 yil
> Toryum-232 : 1.4x10^10 yil
>

> Kisaca 6.5 ton uranyum'un 3.25 ton olabilmesi icin gereken sure 10^9 yil.
> Yani 1milyar yil sonra 3.25 ton uranyum kursuna donusmus ve tamamen
> kararli hale gecmis olacak. Yalniz dikkat ettiyseniz, bize verilen
> rakamlar 10bin yil dolaylarinda. Bu rakami hesaplarken ise Uranyum'un daha
> az isinim yayan, daha az kararli ara atomlara donusum oranini
> kullaniyorlar.
>

Ah ilker kardesim, sozunu ettigin Uranyum ve Toryum nukleer yakitin atigi degil kendisi. Santralden cikartilan yakit elemanindaki yanmamis kisim. Bunlar sonradan ureyen birsey degil, zaten dunyada bol miktarda mevcut. Aynen demir, bakir gibi yerkabugundan, madenlerden cikartiliyor. Bir iki islemle nukleer yakit elemani haline getiriliyor. Yariomurleri tabiki cok uzun, dogada yariomru kisa hicbir element ya da izotop bol miktarda bulunamaz. Cunki evrenin baslangicindan bu yana geriye birsey kalmamis olur.

Bir izotopun yari omrunun uzun olmasi ise kotu birsey degildir. Daha az radyoaktif isinim yaptiginin baska bir ifadesidir. Kararli yani bozunmayan bir izotop, diger bir deyimle yari omru sonsuz buyuklukte bir izotoptur. Bildigimiz demir, bakir vs gibi.

Lutfen biraz daha dikkat. Diger bir degisle kimse sizi kandirmaya calismamis. Size verilen rakkamlar sanirim dogru. Burada yakitin yanmasi ile ortaya cikan radyoaktif maddelerin aktiviteleri ve yariomurleri kullanilarak hesap yapilmali.

> Bir ek bilgi daha: Sezyum'dan dahi yayilan gamma isinlari 14cm'lik kursun

> blogu gecebiliyorlar.
>

Bu da guzel. Demek ki 15 cm'yi gecemiyorlar. Gecebilselerdi "15cm'lik kursun blogu gecebiliyorlar" diye yazardiniz. :-)))

Reaktor atiklarinin radyasyonu gecirmeyecek bir toprak derinligine, ya da beton kalinliginin altina konulmasi gerektigini herhalde simdiye kadar birileri akil etmistir.

> Ayrica, yazimda belirttigim ileride olabilecek terorist eylemlerden
> bahsederken dusundugum, teroristlerin atom bombasi yapmasi degil bir iki
> nukleer atik bilyesini kafelere, sinemalara birakip kargasa
> cikarabilecekleri idi. Ne de olsa Kadiroglu'nun da dedigi gibi bu
> bilyelerden sadece ABD'de 250-300 milyon kadar var.

Bilyeler sadece bir benzetme. Atiklar kamyonlara konulmadigi gibi bilye haline de getirilmiyor. Bunlar konuyu akilda canlandirabilmek icin.

Bir teroristin 1.5 ton agirliginda beton doldurulmus, titanyumla kaplanmis, paslanmaz celik bir atik varilini sirtinda getirip, soylediginiz gibi bir kafeye birakmasi gercekten de epey kargasa yaratir. :-)

Akilli ve normal boyutlarda bir teroristin uygulayabilecegi daha basit kimsasal ve biyolojik metodlar var. Hem de miligramlarla olculuyor. Yani aspirinden kucuk.

> > saygilar
> >
> > s.taylan
> >
> Ilker Ficicilar
>
> filker@newton.physics.metu.edu.tr
> c068214@orca.cc.metu.edu.tr
> ---

Sayin Ficicilar'a, sayin S.Taylan'a
ve sabirla okumayi basarabilen tum forum uyelerine saygi ve sevgiler.

Hakan Anac


This page hosted by Get your own Free Homepage
1