Subject: Re: Nukleer Enerji Tartismasi Televizyonda
Message-Id: < 9806102344.aa21333@bbs.doruk.com.tr>
Date: Wed, 10 Jun 1998 23:49:21 +0200
From: Ali Turk < cevre@hotmail.com>
Merhaba
Dun, nukleer enerji televizyonda tartisiliyor dedim, ama birakin tartismayi
dogru durust konusulmadi bile. Programin sik sik reklamlarla kesilmesi, cok
kisa soz hakki verilmesi ve konunun bir yonu daha aydinlanmadan bir diger
yonunun konusulmaya baslanmasi sanirim bir coklarinin kanal degistirmesine
sebep olmustur. Asil kotu olan ise, programin bu olumsuzluklarin konunun zaten
yabancisi olan kitlelerdeki soru isaretlerini birakin azaltmayi daha da
arttirmasi.
Cok az da olsa konusulanlara gelince... Benim asil merak ettigim bu konuda "uzman" olanlarin Turkiye'de nukleer enerjinin gerekliligiyle ilgili gorusleriydi. Ve onlarin soyledikleri, santral insaasi kararinin tamamen siyasi bir tercih oldugu yonundeki dusuncemi percinledi. Bir uzman, sirf Turkiye'deki enerji tuketimi dunya ortalamasinin yarisi oldugu icin bile santral yapilmasi gerektigini soyledi. Bu cok komik bir sav. Daha az enerji tuketiyoruz diye nukleer santrala sahip olmak mi zorundayiz? Acaba tum dunya enerjisini nukleer santrallardan mi sagliyor? Eger bu tuketim eksikligi bir kayip(?) ise bunun kapanmasinin tek yolu nukleer enerji midir? Liste uyeleri bilirler, dunyadaki tum elektrik enerjisinin %15 civari bu santrallardan saglaniyor. Bir diger uzmansa nedense elle tutulur bir sey soylemedi.
Siyasi kararlarla belli noktalara gelmislerin ise goruslerinin pek onemsenmeye
deger oldugunu sanmiyorum. Isin icine Ataturk'u de katip, ancak enerji
tuketimimizi simdikinin bes katina cikartirsak cagdas medeniyetler seviyesine
ulasacagimizi ve gelisecegimizi soyleyenlerin konuya ne kadar hakim
olduklarini gormus olduk. Bir "yetkilinin", dogadan uzakta binlerce yil
saklanmasi gereken ve bu teknolojiyi 50 yildir kullanan devletlerce henuz bir
cozum bulunamamis atik sorununa care bulmasi ise programin en renkli kismiydi.
Soz konusu bay bunun garantisini verdi, bu konuda artik rahat bir nefes
alabiliriz.
Konunun onemine ragmen Cevre Bakani'nin "kesin" bilgisizligi ise gercekten anlasilmazdi. Olaya sadece kendi "kisisel korkulari" yonunden yaklasmasi ve toz-duman cikarmayan, az atik ureten(?) ve az yer kaplayan(?!?) santraldan yana olmasi bir tarafa, kendisine Fransiz Cevre Bakani ve onun nukleer santrallarin kapatilmasi yonundeki cabalari ve basarilari hatirlatildiginda Bakan acaba benim bu koltukda ne isim var, diye hic dusunmus mudur?
Sonuc olarak, Cevresel Etki Degerlendirmesi yapilmamis nukleer santral, hala
bir "fay hatti" uzerinde olup olmadigi tartisilan, gorece yogun bir nufus
bolgesinde, enerji hatlarinda "%30'lara" varan kayiplara ragmen tamamen siyasi
kararlarla yapilmak isteniyor. Santralin Turkiye'ye getirilmesinde one surulen
iddialar gulunc. Ama gulunc olmayan bu iddialari ortaya atanlarin ayni zamanda
karar mekanizmalarinin basinda olmalari. Onlari kim mi durduracak? Bu sorunun
cevabini Bergamalalilar verdiler sanirim.
Ali Turk
*******************************
* We're standing on the edge! *
*******************************