Adil Duzen'in "Donmedigi" Tek Konu:

NUKLEER ENERJI


Yunus Arikan (Cevre Muhendisi)


  Iktidara yerlesme ugruna bugune kadar kuruldugu butun pembe hayalleri yikiyormus gibi gorunerek, aslinda en buyuk takiyyeyi yapan REFAH'in adi(l) duzen savunuculari, sonunda bir konuda sozlerinden donmediler: Allah'in izni, bacimizin fikri, hocamizin zikri ile nukleer enerji tamam insallah!

  Ulkemizde 1970'lerden bu yana gundemde olan, ancak ozellikle Demirel-Inonu hukumeti zamaninda mega projeler arasinda yer almasi sebebiyle 1990'lardan bu yana hiz kazanan nukleer enerji tartismalari, REFAHYOL hukumetinin icraatlari ile yeni bir doneme girdi. Her yeni hukumet doneminde sayin "Bakan"larimiza bellettirilen ve enerji acigimiz safsatasiyla bizlere dayatilmaya calisilan nukleer santraller, artik Refah Partisi ve onun saksakcilari seriatci ve kafatasci kesimler tarafindan "adi(l) duzen" gorusleriyle desteklenmekte.

  Bugune kadar ozellikle Prof. Nejat AYBERS, Prof. Ahmet Yuksel OZEMRE gibi "hikmetinden sual olunmaz", "dini butun", "milliyetci", Cernobil sabikali "ulemalarimiz" ve onlarin destekcileri; zaten TGRT, Samanyolu TV, Aksiyon Dergisi, Ortadogu Gazetesi ve daha nice basin-yayin organlarinda adi(l) duzenin nukleer enerjiye bakisini sergilemekteydi.

  Ancak 54. Hukumetin Cevre Bakani'nin jet hiziyla yaptigi nukleer yanlisi aciklamalarinin tum yurtta ve dunyada buyuk tepki almasi karsisinda REFAHYOL hukumeti kendi duzenlerine yakisir bir sekilde cevap vermeye calisti. 19 Temmuz 1996 tarihinde, 18 tane, moda deyimiyle "Sivil Toplum Kurulusu"nu yanina alarak halkin nukleer enerjiyi destekledigi izlenimini vermek isteyen REFAHYOL'un planlari, bugune kadar her turlu ortamda nukleer karsiti mucadeleyi surduren cevreciler sayesinde bozuldu. Bugune kadar aralarinda Dunya Dostlari Dernegi katilimcilari, sendikalar, TMMOB'ne bagli odalar, yerel yonetimler, koyluler, bilim cevreleri, ogrenciler, meslek kuruuslari ve diger cevreci gruplarin yer aldigi toplam 148 kitle orgutunun yuruttugu nukleer karsiti mucadeleyi anlatan "davetsiz misafirler", bu ulkenin vatandasinin ne Akkuyu'da ne de bir baska yerde nukleer santral istemedigini bir kez daha kor gozlere, sagir kulaklara anlatti.

  Ne yazik ki, Akkuyu Nukleer Santral insaatinin ihalesinin Eylul'de acilacaginin kesinlesmesine, nukleer karsitlarinin Refah Partili milletvekilleri ve diger yandaslari tarafindan yine vatan hainligi ve dis guclerin masasi olarak degerlendirildiklerine bakilirsa, Hoca'nin Allah'in(!) ve nukleer lobilerin ipine hala sIkI sIkIya bagli oldugu anlasilmaktadir.

  Bu gelismeler esliginde bu yil ucuncusu 3-4 Agustos 1996'da duzenlenen Akkuyu Nukleer Karsiti Etkinlikler ise Buyukeceli Belediye Baskanligi destegi ile her zamankinden daha renkli gecti. Turk ve Ukrayna'li sanatcilar Tarafindan olusturulacak ve 1 Eylul Dunya Baris Gunu'nde acilisi yapilacak olan Nukleer Karsiti Heykel calismasi disinda, Prof. Tolga YARMAN ve eski EMO baskani Unal ERDOGAN'in soylesileri, esekli- kecili basin aciklamasi, hakem hukumetinin her turlu tarafli kararlarina karsin sonunda yasamin galip geldigi Yasamspor-Atomspor futbol maci, radyasyon kurbanlarini alkislarla ve helvayla anma etkinlikleri programin icerigini olusturdu.

  Bu yilki etkinlikleri digerlerinden ayiran en onemli nokta, siyasi goruslerin yoresel birliktelikleri etkilemesiydi. Gecmis yillarda sag ve sol goruslu yerel yonetimler bu cekismelerden uzakta, ayni yorede yasamanin verdigi paylasimla olaya sahip cikmis hatta Nukleer Karsiti Belediyeler Birligi'ni bile kurmuslardi. Ancak bu yil ulke genelinde sag ve asiri sag partilerin nukleer enerjiyi destekler nitelikteki aciklamalar yapmasi ve dolayli olarak Akkuyu yoresinde yerel yonetimlere baski uygulamasi sonucu ayni birliktelik saglanamadi. Yine de Sinop belediyesi, Ankara Cumok, Kibris Yesil Baris Hareketi, Karadeniz Cevre Platformu, Dunya Dostlari Dernegi, Yesil Dayanisma, Cevre Muhendisleri Odasi, Peyzaj Mimarlari Odasi, IP/ODP/68'liler Vakfi Mersin Subeleri, Icel Milletvekili Fikri Saglar, Cumhuriyet Gazetesi yazarlarindan Raif ERTEM, DHKD ve yerel radyolardan gelen destek mesajlari ile nukleer karsiti mucadelenin sadece "cevrecilerin" bir isi degil, yeryuzunde dogayla ve birbirimizle barisik bir yasam sevdasinda olan herkesin mucadelesi oldugu en guzel sekilde vurgulandi,

  Gorunen o ki, ulkemizde nukleer enerji kavgasi her gecen gun buyumektedir. Cok aciktir ki, gelecek kusaklara yasama hakki ipotek altina alinmis yarinlar birakmamak icin, Akkuyu yoresini ve tum nukleer karsitlarinin calismalarina destegin arttirilmasi gerekmektedir. Kendilerini dinlemeyen tum kesimlere ise en guzel sesi yine Akkuyu'lular veriyorlar:

Yoksunuz siz bu kumsalda
Biz bizeyiz Akkuyu'da
Ne kararlar aliyorsunuz,
Bizsiz siz Ankara'da.


Yunus ARIKAN
Cevre ve Muhendis Dergisi
12. sayi - 1996


This page hosted by Get your own Free Homepage
1