Subject: [CEVRE-NET:40] Duyarlilik vs. Duyarsizlik
Date: Fri, 26 Sep 1997 01:43:11 +0300 (EET DST)
From: Ali Turk
To: Multiple recipients of list
X-Comment: Turkiye Cevrecilerinin Haberlesme Listesi

Merhaba

Sanirim onumuzdeki gunlerde "nukleer enerji" santrali konusunda tartismalar iyice yogunlasacak. En azindan Bakan'in aciklamalari onu gosteriyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakani Cumhur Ersumer, "Bize 'Bu santrali yapamazsiniz' diyorlarsa, biz bu nukleer santrali yapariz" demis. Ankara Sanayi Odasi da (herhalde bu sozlerden cesaret alarak), Turkiye'nin hizla enerji bunalimina suruklendigini iddia ederek, 'Cevre Duyarliligini Erteleme' cagrisi yapmis. --Duyarsiz olmak; bu insanlarin nasil bir toplum yaratmak istediklerini tahmin etmek hic de zor degil.-- Ve diyorlar ki, bu '3-5 yillik' ertelemeyi yararlandigimiz diger hizmetlerin bir bedeli olarak kabul etmeliymisiz! Peki, acaba gorecegimiz zararin bedelini kim odeyecek?...

Bakanin aciklamalari yukaridakilerle sinirli degil. Ilginc bir "ulke menfaati" anlayisi var. Su sozlere bir goz atin; "Ulke menfaatlerinin ustune cikmamak sartiyla cevreye saygiliyiz." Bu mantikla hareket edersek nukleer enerjinin olumsuz yanlarinin olumlu yanlarindan kat kat daha fazla oldugunu goren, hatta "yasayan" ve buna karsi tepki gosterip, mucadele eden herkes ulke menfaatlerine aykiri hareket ediyor. Gene ayni dusunce tarziyla, ulke menfaatleri soz konusu oldugunda, bir kaza sonucu olusacak felaket ve onun tesirleri bu menfaat kavramina aykiri olmuyor. Soyle bir gozunuzun onune getirin; bir politikaci topraklari olmus, canli varliklari yok olmus, halki basta kanser, bircok hastaliga yakalanmis bir yoreye geliyor ve bu insanlarin karsisina gecip, "bunu ulke menfaatleri icin yaptik" diyor. Bir ulkenin tabiati, onun uzerinde yasiyan canlilar o ulkenin menfaatinden soyutlanabilir mi? Ulke bunlarsiz neyi ifade eder?...

Bunlara ek olarak, cok onemli bir iddia daha var, Bakan tarafindan ortaya atilmis. Diyor ki, bir nukleer santralin 50 yillik atigi 6x3x3 metre boyutlarindaki bir odayi dolduracak kadarmis. Madem oyle, neden santral sahibi ulkeler bikip usanmadan bu atiklari--cogunlukla gizli olarak--ihrac etmeye calisiyorlar? Eger gercekten 50 yilda bu kadar az(!) atik olusuyorsa, Almanya'da durdurmak icin insanlarin uguruna gunlerce gosteri yaptigi, ilerlemesini engellemek icin kendilerini raylara kilitledikleri "Castor" adi verilen nukleer atik konteynerleri neden cabucacik doluyor? Bu iddianin gercekten bilimsel bir yani var mi?

Sanirim bir tarihi olaya tanik oluyoruz. Nasil bitecegini bilmedigimiz, sonucu muphem bir olay...

Ali Turk

---


This page hosted by Get your own Free Homepage
1