“Suni Bok bir Güneş Sistemi markasıdır.”
 Kullanıcı Köşesi

Suni Bok için ne dediler?

Bir Ev Kadını, 3 çocuk annesi:

Eve geldim, bir baktım ki her taraf bok içinde, yerler, duvarlar, eşyalar, bok bulaşmamış bir yer kalmamış. Birden ayağım kaydı ve bokun üzerine yığılıp kaldım. Meğerse suni bokmuş. Yeniden doğmuş gibi oldum. Sağolasın Suni Bok! Hayatımı kurtardın.

Bir Milletvekili:

Suni Bok hepimizin bir özlemini yerine getirdi. Mecliste afedersiniz, bir bunu yapamıyorduk. Çünkü iç tüzük mecliste dışkısal faaliyetleri men ediyordu. Şimdi Suni Bok sayesinde gönlümüzce birbirimize bunu fırlatabileceğiz ve yeni teknikler geliştirebileceğiz. Bu demokrasimiz icin bir aşamadır.

Bir Vatandaş:

Suni Bok bulmakta çok güçlük çekiyoruz. Saatlerce kuyruklarda beklediğimiz oluyor. Niçin yerel yönetim bu konuya eğilmiyor? Ayrıca taklit ürünler aldı yürüdü. Bazı uyanıklar gerçek olanını naylon torbalara doldurup, suni diye satıyorlar. Gerçeğini sunisinden ayırmanın bir yolu yok mu ? Tüketici niye bilinçlendirilmiyor ?

Bir Okuyucu:

Gazeteler kuponla veriyor diye biz de bir şey sandık. Şimdi her taraf gazete ve bok doldu. Biz bokları ne yapalım, eskici alırmı?

Bir Sarraf:

İşlerimiz durma noktasında. Suni Bokun yanında kimse altına rağbet etmiyor. Biz de vitrinimize bu şeyden koysak mı acaba?

Yoldan gecen adam 1:

Aya gidemedik ama artık bizim de bir suni bokumuz var. Çağ atlamamız kesinleşti. Medeniyet budur iste.

Yoldan gecen adam 2:

Bunlar kapitalist icadı. Önce ciklet, şimdi Suni Bok. Halkımız uyutuluyor.

Yoldan geçen kadın:

Patates, soğan, aygazcıya, sabun promosyoncusuna dayanabiliyoruz, ama buna asla.

Bir Veli:

Okul çıkışlarında çocuklarımız, genç kızlarımız suni bok ile kandırılıyor. Namusumuz elden gidiyor. Bu gidişe bir dur diyecek yok mu?

Okul Müdürü:

Müfredatımızda bildiğim kadarıyla böyle bir ders yok. Bütün uyarılarıma karşın bazı hocalarımız program dışı kitaplardan ders anlatıyorlar. Başımız derde giriyor.

Düzmece Tüketici:

Ay, ben böyle bir şeye inanmıyordum ama, şimdi hayatta vazgecmem. Yaşamım Suni Bok'un sihirli gücüyle pespembe oldu. Fiyatı da çok hesaplı.

Çevreci Aktivist:

Bu bok çevreyi kirletmiyor da, doğal olan mı kirletiyor?

İşportacı:

Abi bunun kaseti de çıkarmı?

Öbür İşportacı:

Kıroya bak, ne diyor ? Sen abi takılma bunlara, sabahtan beri peşimizde, ne satıyoruz böyle diye meraktan çatlıyor.

İşine geç kalmış bir memur:

Her sabah bir mazeret uyduruyoruz. Bu sefer de suni bok olsun.

Sosyete kuaförü yardımcısı:

Randevu almışmıydınız?

Sosyete kuaförü yardımcısı (tekrar):

Randevu almışmıydınız efendim?

Tur Operatörü:

Bulunduğumuz sit alanında böyle şeyler kesinlikle yasaklanmıştır. Ama siz ihtiyacınızı ilerdeki kazı alanında halledin, kimse görmez.

Sanayici:

Adam hayali bir ürün dümeniyle devletten ihracat teşviği kapıyor. Biz bu suni bokun en sunisini bile yapsak para etmiyor.

Banka Müdiresi:

Efendim, ben buraya yeni tayin oldum, bizim eski şubede hanımlar arasında haftada bir Suni Bok günü düzenlenirdi. Çok neşeli geçerdi.

Plajda, bir kum tümseğiden çıkan kafa:

Bu yeni bir şey değil ki ! Biz bunu eskiden beri yaparız. Romatizmaya iyi gelir. Siğilleri de kurutur ama sirkesini biraz fazla koymak lazım. Ben bu hazır olanını da denedim. Aslında bunun bokla falan ilgisi yok, pazarlama taktiği. Yapışkan, uzayan bir çamur, pis de kokuyor. Sanayi artıkları dökülen dere yataklarında oluyor böyle şeyler.

Reportörün arkadan duyduğu bir ses:

Benim karıya ne soruyon öyle. Canına mı susadın!

Reportör:

Hayır beyefendi, yanlış anladınız. Ben eşinize şeyi... yani suni bok… Aahh!….

Yeni Reportör (kendi kendine):

Ben aklımı yemedim, istifa ediyorum.

Sevgili okuyucular bu haftalık ta bu kadar, gelecek hafta tüketici köşesinde yeni bir ürün, yeni görüşler, röportajlar ile tekrar buluşmak üzere hoşçakalın.


Copyright © 1996-2002 hamdi uçar

Suni Bok Dünyası