| |
BULLTERRİER
"Bütün suratına hakim olan kaygısızlık ve kendini
beğenmişlik ifadesiyle acele etmeden, küçük adımlarla yürür" (ırkın
standardından alınmıştır). Buna tuhaf bir şekilde aşağıya doğru kavisli kocaman
kafa, kısılmış küçücük üçgen gözler, dudaklarının kenarlarında gülümsemenin
gizlediği çeneler. Tabii ki onu tanıdınız, işte karşınızda Bullterrier.
Dünyadaki hiçbir köpek ırkının varlığıyla ilgili bu
kadar çelişkili fikirler mevcut değildir.
Heinz Müller "Bullterrier" adlı kitabında şöyle yazıyor:
"Bullterrier - çelişkilerle dolu bir köpektir: her tarafından güç fışkıran,
cesaret dolu bir varlık, ama aynı zamanda sevgi talep
eden ve dış
görünüşünden tahmin edemeyeceğiniz kadar hassas ve incinebilir bir ruha sahip
bir köpek."
Bu ırk konusunda en büyük otoritelerden biri olarak
kabul edilen Tom Horner (Büyük Britanya) ise şöyle der: "Erkekler artık ikna
oldular - öyle bir ırk ortaya çıktı ki, ne cesarette ne de dayanıklılıkta eşi
benzeri var ve hem şehir evinde hem de köyde kullanılmak için aynı derecede
idealdir. Bir yerleşimciye bekçi veya çiftçinin çocuğuna dadı olabilecek bir
ırk.
Bullterrier'i farklı kılan özellikler onun eşsiz
cesareti ve soyluluğudur, Bullterrier atletik ve güçlüdür, espiri anlayışına ve
oyun oynama sevgisine sahiptir, konfor ve sıcak bir köşeyi sever; ama karda ve
buz üstünde de keyifle koşturur. En küçük rahatsızlıktan dolayı üfleyip
püfleyebilir ama gerektiğinde ölümüne dövüşebilir; mimikleri ve hareketleriyle
sizi sinirden kudurtabileceği gibi içinizin mutlulukla dolup taşmasını da
sağlayabilir; azarlamalarınızı yüzünü öyle bir buruşturarak reddeder ki,
kendiniz bile farketmeden sinirden kahkaha atar hale geçersiniz. Bir Bullterrier
edindiğiniz andan itibaren hayatınız sıkıcı olmaktan çıkacak! Onda anlayış ve
destek bulacaksınız. Fiziksel anlamda Bullterrier'ler köpek dünyasının en iyi
atletleridir. Kendi boyutlarındaki bütün köpeklerden daha hızlı, daha güçlü ve
daha sağlamdırlar."
Ama Bullterrier'ler kesinlikle dövüş köpekleri değiller!
Dövüşler bu ırkın geçmişidir. Günümüzde Bullterrier bu iş için yeterince güçlü
ve kuvvetli görünse de bu "gösterilerin"
kabul görmüş liderleri Pit Bull
Terrierler'dir. O yüzden de bizim "beyaz beyefendi"yle diğerlerinin
"kahramanlıkları"nı özdeşleştirmeyelim.
Günümüz Bullterrier'i mükemmel bekçidir, çocukları çok
sever ve sahipleri uğruna herşeyi yapabilir, bu da onu mükemmel bir aile köpeği
yapar. "Dövüş" köpeklerinden farklı olarak Bullterrier için önemli olan diğer
köpeklerle dalaşmak değil, sahibini korumaktır. Bullterrier hem çok güçlü hem de
hassas ve kolay etkilenen bir köpektir.
"Bullterrier'in aşağılanması çok ağır, neredeyse telafi
edilemeyecek sonuçlar doğurur". (Heinz Müller) Hiçbir zaman aptal bir makine
gibi onlarca kez durmadan söylenen "otur-kalk", "otur-kalk", "otur-kalk"... gibi
anlamsız komutlara uymayacaktır. İyi eğitim almış Bullterrier bu komutları 2-3
kez zevkle yerine getirecektir, daha sonra da salına salına sevgili sahibinin
yanına yaklaşarak onun yüzüne bakacak, sanki "Gerçekten mi?" "Ciddi misin?"
"Peki... madem o kadar çok istiyorsun..." ve suratındaki mutsuz ifadeyle birkaç
kez daha otup kalkacaktır. Bu arada kendisine ilginç gelen şeyleri ise (atılan
nesneyi geri geri getirmek gibi) hiç durmadan ve usanmadan yapabilir.
Sizinle birlikte dışarıdayken ciddi "yüz ifadesiyle"
salakça ve çok komik hareketler yapacaktır. İşte elinizden aldığı oyuncak topu
tepeden aşağıya bırakıp büyük bir heves ve sevinçle zıplayıp peşinden koşmaya
başlıyor ve aniden... ayağı bir şeye takılıyor ve yüz üstü aşağıya doğru
yolculuğuna devam ediyor. Sonra ayağa kalkarak dönüp size bakıyor: o anda çok
utanıyor ve size bakıp salakça sırıtıyor, sonra da mahçup şekilde kuyruğunu
sallayarak size doğru yaklaşıyor: sizden beklediği onu avutmanız ve
desteklemenizdir - işte Bullterrier'le gezintiden sadece küçük bir sahne.
Ama işte tam size doğru başka bir köpek yaklaşıyor.
Bullterrier çoktan pür dikkat kesilmiştir. Eğer Bullterrieriniz doğru şekilde
eğitilmişse bütün köpeklere biraz aşağılama duygusu ile ve küstahça yaklaşır. Ve
nasıl oluyorsa, küçük boyuna rağmen her boyuttaki köpeğe "yukarıdan" bakmasını
iyi bilir. Herhangi birisi ona havlamaya cesaret ettiğindeyse inanılmaz derecede
şaşırır. Bütün haliyle ona "Seni salak, benim ne kadar sert olduğumu görmüyor
musun?" der. Ve bütün bunları sessizce, sadece gözlerini biraz daha kısarak ve
çenelerini aşağılama dolu gülümsemeyle açarak yapar. Bu gibi durumda en iyisi
Bullterrierinizin tasmasını iyice kavramak olacaktır: küçük dostunuz diğer
köpekle kavgaya atılacağı için değil, diğer köpeğin saldırma olasılığına karşı;
bir Bullterrier'le kavganın sonucuysa genellikle önceden rahatlıkla tahmin
edilebilir. Köpeğinizi iyi tutun, çünkü kendinden geçen diğer köpek sizi ve
Bullterrierinizi ayaklarınızdan ısırabilir, siz ise kendi köpeğinizin ağzını
kapatmaya çalışarak, kısacası o anda diğer salak köpeğin hayatını kurtararak
onun sahiplerine "canavar"larını geri çekmeleri için yalvarıyor olacaksınız.
Maalesef, böyle bir durumla da sık sık karşılaşabilirsiniz. Bu yüzden de yabancı
bir köpekle karşılaştığınızda Bullterrierinizin tasmasını iyice kavrayınız.
Bullterrierleri emniyeti açık tabancayla boşuna kıyaslamıyorlar. Sizin göreviniz
- kimsenin tetiğe basmasına izin vermemekttir.
Peki ya evde? Evde genellikle peşinizde dolaşıp
ayaklarınızın altında kalmaktansa uyumayı tercih eder. Ama yine de sizin
koltuğunuzu sizinle paylaşmak ister veya en azından omuzunu dizinize dayayıp bir
ağa edasıyla patisini sizin ayağınızın üzerine koyar......
Uyumaya karar verdiğinizde yine her zamanki gibi
şaşkınlıka Bullterrierin artık çoktan sizin battaniyenizin altında kafasını
yastığınıza koyarak horladığını göreceksiniz. Köpeğiniz öyle bir "deliksiz
uykuya dalmış" ki hiçbirşey "duymuyor" ve onu yatağınızdan dışarıya
sürüklediğinizi "hissetmiyor". Kendini yerde bulunca da çok büyük hayal
kırıklığına uğramış şekilde aynı insan gibi poposunun üzerinde arka bacaklarını
öne doğru uzatarak oturuyor.
Bir dahaki sefere ise başka şeye şaşırıp kalacaksınız -
genç ve sağlam ve her tarafından kuvvet fışkıran köpeğinizin etrafını çocuklar
sarmış ve onu çekiştiriyorlarken onun yaşlı ve takatsiz bir büyükbaba edasıyla
zevkten dört köşe olduğunu görünce!
Geri
|