ALMANYA ve PKK
Öcalan'la Nereye Kadar?

PKK'nyn Avrupa'da ve özellikle Almanya'daki faaliyetlerinin, Türkiye'nin Güneydogusu'nda Türk Silahly Kuvvetleri kar?ysynda maruz kaldygy baskyyla ayny oranda arttygy açykça görülüyor. Sadece 1992 ve 1993 yyllarynda Baty Avrupa, PKK'nyn alty büyük olay dalgasyyla sarsylyyor. Almanya'da 1993 yylynda PKK ba?lantyly 127 olay kaydediliyor. 1995 yylynda ise daha ilkbaharda bu sayyya ula?ylyyor. Öcalan, Avrupa'da estirdigi terörle ilgili olarak taraftarlaryna kesin talimatlar vermi?tir. 1994'te sert bir ?ekilde geçen Nevruz kutlamalary ile ilgili gizlice dagytylan bir propaganda kasetinde Öcalan ?öyle diyordu: "Eger biz vatanymyzda faallyet gösteremezsek, o takdirde yurt dy?ynda faaliyet gösteririz. Biz Avrupa'da, sömürgecilerin büyük ?ehirlerinde faallyet gösteririz. Ayryca bu sava?, hedefe ula?mak amacyyla Avrupa'daki yurtta?larymyzyn da ön cephelerde katylym gösterdigi bir sava?tyr."

PKK'nyn, Türk Silahly Kuvvetleri'nin etkinligi kar?ysynda uzun zamandan beri diki? tutturamamasy, örgütü moral olarak etkillyor. "Askeri" alanda devam eden bu ba?arysyzlyk, örgütün "bary?çy çözüm" slogany altnda Avrupa kamuoyunda yürüttügü psikolojik sava?yn önemini artyryyor. Silahly mücadeleden sonuç alamayan örgüt, ate?kes ilan ederek bu ba?arysyzlygyny kapatmak ve kamuoyuna bary?çy bir örgüt imajy vermek istiyor. Almanya, PKK'nyn Avrupa'da yürüttügü bu psikolojik harekatyn ana karargahy ve sempatizan kitlesinin de büyük çogunlugu burada yer alyyor. Bu ortamda Almanya kilit bir rol oynuyor. PKK'nyn psikolojik faallyetlerini yürüten kolu konumundaki cephe te?kilatynyn (ERNK) merkezi Köln'de bulunuyor. Almanya bu bakymdan PKK için çok önemli.

PKK Avrupa çapyndaki psikolojik sava?yn' özellikle Sözde Sürgünde Kürdistan Parlamentosu (SKP), MED TV gibi kurulu?lary ve diger bagly dernekleri vasytasyyla sürdürüyor. Almanya'da a?yry solu temsil eden Demokratik Sosyalizm Partisi (PDS), Ye?iller Birlik/90 gibi partiler ve ba?ta Medico International, Tehdit Altyndaki Halklar Dernegi (Geselschaft für Bedrohte Volker) gibi olu?umlar ile bazy Protestan Kiliseleri PKK'ya tam ve açyk destek veriyorlar.
PKK'nin psikolojik harekatynda alty çizilen iki nokta var. Bu kapsamda, "Sorunun bary?çyl çözümünden yanayym ve ayry bir devlet kurmayy degil federal bir çözümü istiyorun" ?eklinde özetlenen yakla?ym, terörist örgüt olarak algylanmanyn rahatsyzylgyndan kurtulmak için gelistirdigi bir söylem ve bu söylem Batynyn öngördügü modern demokrasi kriterlerine denk dü?üyor. Ancak dogasy geregi eylem ve basky yöntemlerini kullanamayynca ayakta duramayan örgüt, batylylaryn kulagyna ho? gelen bu bu söylemi dogrulayacak pratigi yaratmakta zorlanyyor.
Nitekim, Abdullah Öcalan'yn otoriter ve anti-demokratik tutumu, Almanya'da kendisini destekleyen çevrelerde tereddütün olu?masyna neden oluyor. Özellikle PKK içerisinde A.Öcalan'a muhalefet ettigi için hakkynda ölüm emri çykarylan Selim Çürükkaya'nyn kaleme aldygy kitap, bu konuda etkili bir rol oynuyor. Apo'nun diktatör yapysyny Alman kamuoyuna sergileyen "Apo'nun Diktatörlügü PKK" adly kitabyn, bu tereddütleri daha da belirginle?tirdigi gözleniyor.
Öcalan'yn Suriye'deki karargahyna kadar giderek, kendisiyle bir görü?me yapan ünlü Alman yazar Günter Wallraff, örgüt içinde ba?ka bir fikri savunan ya da ele?tiride bulunan insanlaryn anynda "hain" damgasy yediklerini ve infaz edildiklerini, bunlaryn Stalinci yöntemler olugunu belirterek, Selim Çürükkaya için çykartylan ölüm emrinin geri alynmasyny istiyor. Buna kar?ylyk, Çürükkaya'yy affedebilecegini belirten Öcalan, Wallraff tan Çürükkaya'yy Suriye'ye getirmesini talep ediyor.
1996 baharynda Öcalan, örgütün Avrupa'daki bütün üst düzey yöneticilerini görevden alyyor. MED TV yöneticilerinden ilhan Kyzylhan'y emirlerine itaat etmedigi için dövdürerek cezalandyryyor ve ?u anda Kyzylhan'yn nerede oldugu bilinmiyor.
Bu ve benzeri geli?meler gerek kadro içerisinde, gerekse PKK'ya destek veren Alman a?yry sol çevrelerde huzursuzluk yaratyyor. Çözülmeler, moral bozuklugunu ve huzursuzlugunu daha da artyryyor.
Bu arada, Öcalan’yn Alman televizyonu birinci kanaly ARD'de 22 Kasym 1996 tarihinde yayynlanan röportajynda "Almanya'daki ?iddet eylemlerini yasakladygy" ?eklindeki açyklamasyny, Alman Hükümeti ku?kuyla kar?ylyyor. PKK'ya yakynlygy ile bilinen (PDS)'nin konuya ili?kin sundugu soru önergesine hükümet yetkilisinin verdigi cevapta, bu tür açyklamalaryn taktik geregi olabilecegi belirtiliyor. Hükümetin yaptygy açyklamada, "Örgüt, sözlü vaatlerle kendisine kar?y konulan yasaklary hafifletme ve yeni hareket alany yaratma çabasynda olabilir" deniliyor. Ayryca "Yasaklanmy? bir örgütün yapty?y açyklamalary ciddiye alma, yorumlama ve zikretmenin gereksiz oldugu" kaydediliyor.
Öte yandan, konuyla ilgili olarak Alman içi?leri Bakanlygy sözcüsü Detlef Dauke'nin, 22 Kasym 1997 tarihinde Anadolu Ajansy bülteninde yer alan açyklamasynda "Daha önce de Öcalan ile yapylan ropörtajlary dinledik. Bakanlyk olarak bu konudaki görü?ümüz, Federal içi?leri Bakany Manfred Kanther tarafyndan dile getirildi. Buna göre, PKK'ya kar?y uygulanan yasaklaryn kaldyrylmasy ?u anda kesinlikle söz konusu degildiri" ifadesi yer alyyor.
Almanya'da yayynlanan 27 ?ubat 1097 tarihli sol egilimli Die Zeit Gazetesi'nde yer alan PKK lideri ile görü?mesinde ünlü Alman yazar Günter Wallraff, Öcalan'yy' "karizmatik ve katil ruhlu" olarak tanymlamy?ty. Ropörtaj, Almanya'da PKK'ya destek veren sol kesim üzerinde etkili oluyor. Röportajda Wallraff ile Öcalan arasynda ?u ilginç diyalog geçiyor:
"Öcalan: Halep Ba?piskoposu beni ziyaret etti ve benim Ysa'ya benzedigimi söyledi. Ben müslüman olarak dogdum ancak, tabiatym kutsal Ysa'ya benziyor. .
Wallraff: Hazreti Ysa'nyn "Dag Vaazy’ny ya da dü?man sevgisinden biraz da olsa bir?ey okudunuz mu?
Öcalan: Ondan bir ?ey okumaya ihtiyacym yok. Benim tabiatym ona benziyor. Onun ahlaky, çaly?ma ve ya?am tarzy...
Wallraff: Fakat Isa ?iddete ba?vurmak yerine, ikna ediyor ve ayryca sevgi ili?kilerini yasaklamyyordu... "
Ayny görü?mede, Öcalan'yn Avrupa'da yükselen yrkçy akymlara baky?y ise ?öyle:
"Örne?in halk içinde, benim sadece yeni bir politika degil, ayny zamanda da dördüncü bir dini yarattygym söyleniyor. Ben politikacylaryn aksine peygamberlere daha yakynym. Almanlar için bir özele?tiri daha yapmak istiyorum. Geli?mi? Almanya maalesef halkymyzyn geri kafalylygy nedeniyle biraz kirleniyor. Bu beni üzüyor. Almanya'ya bu kötülük yapylmamalyydy. Y?siz olan birçok Kürt var. Bunlar yok edilen köylerden geldiler ve Almanya'ya yasal olmayan yollardan gönderildiler. Bu olmamalyydy. Bu da bir suçtu. Bu insanlar büyük ?ehirlerin yoksul semtlerine yygyldylar. Bundan dolayy yrkçylyk yeniden kuruluyor. Sagcylaryn da hakly oldugu görü?ündayim. Bu noktada bir sosyal demokrat gibi dü?ünmüyorum. Sapcylar da hakly."
Son günlerde Avrupa'da yaygynla?an yrkçy eylemleri onaylayan bu türden bir yakla?ymyn sol çevrelerce kabul edilmesi mümkün gözükmüyor.
Öte yandan, Alman sagynyn temsilcisi ve hükümette yer alan Hristiyan Demokrat ve Hristyyan Sosyal Birlik Partileri (CDU/CSU), PKK ile olan ili?kilerini Hristyyan Demokrat milletvekili ve Ortadogu uzmany Heinrich Lummer vasytasyyla yürütüyor. Lummer bu amaçla, 1995 ve 1996 yyllarynda iki kez terör örgütünün lideri Abdullah Öcalan ile görü?üyor. Hatta Öcalan'yn, PKK'nyn Almanya'daki terör olaylaryna son verdigi açyklamasy da bu son görü?me sonrasynda geliyor. Lummer'in, Ocak 1997 ayynda Berlinger Morgenpost gazetesine yaptygy, geçen yyl PKK'nyn kaydadeger büyük bir saldyrysynyn olmadygyny hatyrlatan ve "Bundan sonra da, böyle terbiyeli olmaya devam ederse, PKK'ya konulan yasagyn devam etmesi için bir neden göremiyorum" ?eklindeki açyklamasy dikkat çekiyor. NATO üyesi Türkiye'nin Avrupa Klübü'nde yer alamayacagyna hükmeden Hristiyan Demokratlar, PKK'nyn terbiyesi konusunda bir türlü tam bir karara varamyyorlar. Aslynda bu durum kararsyzlyktan çok, taktik bir yakla?ymdan kaynaklanyyor. Yine de Almanya Kürt kartyny oynarken, uzun vadede Öcalan'y devre dysy byrakmayy planlyyor.
PKK'nyn, "askeri" alanda yedigi darbeler sonrasynda, "Mücadele'yi Avrupa'ya ta?yma plany Öcalan'a ragmen ne kadar i?leyebilir" sorusu, PKK'ya destek veren kesimlerin gündemini olu?turuyor.
1