HADEP VE KURT AYDINLARININ DEMOKRASI SINAVI!..
Tercuman Gazetesi'nde 25 Subat 2003 tarihinde Gulay Gokturk imzasiyla yayinlanan
"HADEP Sinavda" baslikli kose yazisinda, basta HADEP, DEHAP olmak uzere, tum
Kurt aydin ve politikacilarinin demokrasi, baris, birlik/beraberlik ve teror
konusundaki samimiyetlerinin, Irak'ta yasanan son gelismeler cercevesinde ortaya
cikacagi vurgulanarak, bu donemde Kurt kokenli kardeslerimizin Turkiye'nin baris
ve huzur ortamina verecegi katkiya dikkat cekiliyor.
HADEP ile birlikte tum Kurtlerin "demokrasi ve baris" konusunda onemli bir sinav
verdiklerine isaret edilen kose yazisinda, soyle deniliyor;
"Aslinda sadece HADEP'in sinavi degil bu. Turkiye'deki Kurt aydinlarinin, siyasi
partilerinin, kitle orgutlerinin, siradan Kurt vatandaslarimizin sinavi soz
konusu olan. Bir samimiyet testi. Simdiye kadar Kurtlerle ilgili meselelerde hep
demokrasiyi savunmus, bu ugurda devletle basi sik sik belaya girmis Turk
aydinlarinin bundan boyle Kurt kokenli vatandaslarimiza ve Kurt demokrasi
hareketine ne kadar guvenecegini tayin edecek olan bir sinav.
Irak'taki istenmeyen savas, bircok seyin yaninda, bizim kendi Kurt kokenli
vatandaslarimizin demokrasi ve baris konusundaki samimiyetlerini de ciddi bir
testten gecirecek. Ortadogu'da kartlar yeniden karilirken, PKK (yeni adi KADEK)
'tarihi bir firsat'(!) yakaladigi gibi yanlis bir dusunceye kapilabilecektir.
Ama onemli olan HADEP'in ve oteki Kurt gruplarin ne dedikleri, ne dusundukleri
ve ne hissettikleri.
Abdullah Ocalan'in yakalanmasindan sonra toplanan Kurt aydinlari,
politikacilari; "Bizim icin artik Turkiye'nin topyekun demokratiklesmesi
mucadelesinin bir parcasi olarak Kurt meselesi var" derken, politik konjonktur
geregi gecici bir geri cekilme taktigini degil, temel bir bakis acisi
degisikligini dile getiriyorlardi. Turk kamuoyu da, butun iyi niyetiyle buna
inanmisti.
Iste, simdi butun bu inanclarimiz siki bir testten geciyor. Yasanan degisimin ne
kadar gercek ve ne kadar samimi oldugunu asil simdi gorecegiz.
Kurt politikacilarinin, savasta yenildikleri icin mi, yoksa terorun cikmaz yol
oldugunu gercekten anladiklari icin mi baris ve demokrasiyi savunduklarini simdi
anlayacagiz.
Irak'ta isler karisip da birileri yine Kurt kartini oynamaya kalktiginda bizim
Kurtlerimizin gercekte ne kadar birlik, ne kadar ayrilik istediklerini, terorun
cikmaz yol olduguna gercekten inanip inanmadigini, kaderini Turkiye'yle
birlestirmeye niyetli olup olmadigini hep birlikte anlayacagiz.
Eger Turkiye'deki legal Kurt orgutleri boyle zor bir zamanda bocalarlarsa,
Apo'nun yakalanisindan sonra demokrasi ve baris ile ilgili soyledikleri her seyi
unutup, bir kez daha siddete goz kirpmaya baslarlar, bir kez daha terorun pesine
takilirlarsa Turk halkini bir daha hicbir seye inandiramaz, hicbir
mucadelelerinde yanlarinda bulamazlar. Turk kamuoyunu da, Turk demokratlarini da
ilelebet kaybeder ve bu defa kaderlerini ayrilmaz bir bicimde teror orgutuyle
birlestirmis olurlar."
Gulay Gokturk gibi, Taha Akyol da 15 Subat 2003 tarihinde Milliyet Gazetesi'nde
kosesinden HADEP, DEHAP'li yoneticilere seslenerek;
"HADEP veya DEHAP da bir karar vermeli artik; demokratik bir Turkiye partisi mi,
yoksa etnik, hatta KADEK'in vekil partisi mi olacak?" diye sormus ve kamuoyunun
beklentilerini dile getirmisti.
Terorden buyuk acilar ceken Turk kamuoyu, bir daha benzer acilar yasanmamasi
icin, basta HADEP-DEHAP olmak uzere tum Kurt aydin ve politikacilarinin,
sorunlarin demokratik ve hukuki yollardan cozumu icin uzerlerine dusen
sorumlulugun bilinciyle hareket etmelerini, terore karsi cikarak, ulkemizde
siddeti tirmandirmaya yonelik tum girisimlere karsi demokrasi mucadelesine
samimi katki vermelerini bekliyor.
PKK-KADEK ise, "demokrasi ve baristan yana oldugu" yonundeki soylemlerinin
geregini yerine getirerek, somut adimlar atmali, Ýrak'in kuzeyindeki silahli
kadrolarini tehdit unsuru olmaktan cikararak, siddeti tirmandirmaya yonelik
aciklamalara son vermelidir.