HRW'DEN IKYB'YE SERT TEPKI; "TALABANI, INSAN HAKLARINI IHLAL EDIYOR"


Irak'in yeniden yapilandirilmasina yonelik tartismalar surerken, Kuzey Irak'taki Kurt gruplarin, Araplara, Turkmenlere ve Suryanilere yonelik "insanlik disi" uygulamalarina uluslararasi kamuoyu tepki gosteriyor.

IKDP ve IKYB gucleri, Kerkuk ve Musul'da yasayan halki kentleri terk etmeye zorluyor. Kurt gruplarin baskilarina dayanamayan Arap, Turkmen ve Suryani halk, Irak'in guneyine Bagdat ve Tikrit bolgelerine goc ediyor. Bosaltilan evlere Kurt aileler yerlesiyor. Evlerini bosaltmayanlar Kurtlerin siddetine maruz kaliyor.

Hurriyet Gazetesi'nin 18 Nisan 2003 tarihli sayisinda Sedat Ergin imzasiyla yayinlanan kose yazisinda, Kurt gruplarin Irak'in kuzeyinde gerceklestirdikleri insanlik disi uygulamalara ve Kuzey Irak'ta yasanan trajediye iliskin olarak Human Rights Watch tarafindan yayinlanan rapora genis yer veriliyor;

"Merkezi New York'ta bulunan Human Rights Watch (HRW), dunyada insan haklari alanindaki en saygin kuruluslar arasinda yer aliyor.

HRW, gecmiste yayinladigi raporlarda insan haklari ihlalleri ve ozellikle Kurtlere yonelik uygulamalar nedeniyle bazi devletlere elestiriler yoneltmis bir kurulus. Bu kurulus, Turk Ordusu'nun Kuzey Irak'a girmesi olasiligi karsisinda 26 Mart 2003 tarihinde de bir aciklama yayinlayarak, kaygilarini kayda gecirmisti.

Human Rights Watch, Celal Talabani onderligindeki IKYB ve Mesut Barzani liderligindeki IKDP guclerinin Kerkuk'e girmesinden sonra bu kente 4 kisilik bir heyet gondererek, meydana gelen olaylari incelemeye aldi ve tespitlerini 15 Nisan 2003 tarihinde bir rapor olarak yayinladi.

Gecmiste Kurtleri hedef alan uygulamalari en agir sekilde elestirmis olan bu kurulusun, Kerkuk ile ilgili raporunda bu kez IKYB ve IKDP'yi hedef almis olmasinda kuskusuz bir paradoks var.

HRW, ayrica, Kerkuk'te duzeni ve sivillerin can guvenligini saglamakta yetersiz kaldigi icin ABD'yi de elestiriyor, bu ulkenin Cenevre Sozlesmesi yukumluluklerini yerine getirmedigini belirtiyor.

HRW tarafindan hazirlanan rapor, yaygin yagmacilik ve tasinmazlarin tahrip edilmesi olaylarinin kentte yasayan butun etnik gruplari olumsuz etkiledigini, Kerkuk disindaki olaylarin 'daha da tehlikeli' oldugunu kaydediyor.

HRW, Araplarin, Talabani ve Barzani'ye bagli Kurt gruplar tarafindan zorla yerlerinden edilmeleri uzerinde duruyor. Ornegin, Al-Shummar Asireti'nin yasadigi 4 koyun bu sekilde bosaltilmis olmasina dikkat cekiyor.

HRW Raporu'na gore, Kuzey Irak'taki Kurt gruplar, bazi durumlarda Araplari yazili talimatla evlerinden uzaklastiriyorlar. Araplarin araba, traktor ve ev esyalari silah zoruyla aliniyor, evleri isgal ediliyor.

Onemli bir saptama da, bazi koylerde bosaltilan evlerin uzerlerine sprey boyayla yeni tasinacak Kurtlerin isimlerinin yazilmis olmasi. HRW, gorusulen bir IKYB yetkilisinin bu uygulamalarin 'IKYB siyasi burosunun kararina dayandigini' soyledigini de aktariyor.

HRW, aslinda daha savasin baslamasindan once yayinladigi (3 Mart 2003) bir raporda, bugun Kerkuk'te yasanan uygulamalara onceden dikkat cekmisti. Bu rapor, Saddam Huseyin rejiminin gecmiste Kerkuk ve civarinda Kurtler, Turkmenler ve Suryanileri hedef alan Araplastirma politikasini ayrintili bir sekilde anlatmaktaydi. HRW Raporu'nda, Kerkuk'te ciddi bir krizin yasanacagina dikkat cekmisti. HRW, bu olasiligi dikkate alarak, ABD yonetimine yerlerinden edilmis kisilerin mulklerine donmelerinin duzenli ve hukuka uygun bir sekilde gerceklestirilmesini saglayacak bir mekanizmanin onceden olusturulmasi onerisinde bulunmustu.

Żlginctir ki, HRW'nin bu onerisine benzer bir duzenleme,19 Mart 2003 tarihinde Turkiye, ABD ve aralarinda Talabani, Barzani ve Turkmenlerin de bulundugu Irakli muhaliflerin Ankara'da imzaladiklari siyasi belgede su sekilde yer aliyor; Sivillerin can ve mal guvenligi korunacak, multecilerin ve yerlerinden edilmis kisilerin kontrol disi hareketleri kuvvetle caydirilacaktir. Iraklilarin haklarini kanun disi yontemlerle temin etmeye kalkismalari veya bu meyanda sivillerin itaatsizlige azmettirilmeleri de kuvvetle caydirilacaktir. Irak rejimi tarafindan el konulmus gayrimenkullerin hak sahiplerine iadesine iliskin iddialarin, yasal ve duzenli bir surec cercevesinde ele alinmasini teminen suratle bir komisyon kurulacaktir. Hakli talepleri olan tum Iraklilarin bu taleplerini barisci ve duzenli bir sekilde komisyon araciligiyla cozume kavusturmalari mumkun olacaktir."

Bu anlasmaya imza atmis olmasina karsilik, Kurt gruplarin Musul ve Kerkuk'e el koymaya kalkismalari ve ardindan HRW'nin raporuna konu olan insanlik disi uygulamalara girismeleri, ancak 'firsatcilik' olarak nitelendirilebilir.
Oyle goruluyor ki, Talabani ve Barzani, Saddam rejiminin bir donem uyguladigi politikalari sahiplenmekte herhangi bir sakinca gormuyorlar. Bu durum, Irak'in yeniden sekillenecegi onumuzdeki donemde Talabani ve Barzani'nin ne olcude ciddi ve inandiricilik tasiyan bir muhatap olarak gorulebilecegi sorusunu gundeme getiriyor."

Le Figaro Gazetesi'nde 18 Nisan 2003 tarihinde yayinlanan haberde ise, yine Kurt gruplarin Arap ve Turkmenlere yonelik baskilarina dikkat cekildi; "Saddam'in devrilmesinden sonra Kurtler, Kuzey Irak'ta yasayan Araplarin ve Turkmenlerin evlerine el koyuyor. Son olarak Kerkuk'un 27 kilometre guneyindeki Daguk Kasabasi ve cevresinden 2 bin Arap aile, Talabani liderligindeki IKYB gucleri tarafindan evlerinden atilarak bolgeyi terk etmeye zorlandi. Evlerine el konulan Araplarin ofkesi buyuk. Kurtler ve Araplar arasindaki dusmanlik ve catisma tirmaniyor. Kerkuk'te yasayan diger onemli etnik grup Turkmenler de Kurtlerin istilasindan ve yagmasindan rahatsiz. Kurt gruplarin siddet eylemlerine karsi Arap ve Turkmenler, ABD-Żngiliz ortakligindan bolgede guvenligi saglamasini bekliyor."

21 Nisan 2003 tarihli The Washington Post Gazetesi'nde yayinlanan benzer bir haberde de; Kurtlerin, Musul ve Kerkuk'te etnik arindirmaya giristikleri ve Araplari goce zorlayarak, onlarin bosalttiklari evlere yerlestikleri vurgulandi.

1