KUZEY IRAK'TAKI RAKIP KURT GRUPLAR,
TURKİYE ILE IYI GECINMEK ZORUNDALAR!...


ABD'nin Irak'a yonelik operasyonu sonrasinda yeni yapilanmaya yonelik tartismalar surerken, Kuzey Irak'taki Kurt orgutleri arasinda yasanan anlasmazligin da had safhaya ulastigi belirtiliyor. Yillardir Irak'in kuzeyinde cikarlari icin savasan Kurt gruplar, bugun de bolgede one cikmak icin birbirleriyle kiyasiya mucadele ediyorlar. Kurt gruplarin, Musul ve Kerkuk'te yonetimi ele gecirmeye yonelik girisimlerine halk tepki gosteriyor.
Bolgede, KDP ile KYB arasindaki liderlik savasi suruyor. Bolgede kendine yer edinmeye calisan KADEK (PKK) ise, bir taraftan KDP ve KYB'yi emperyalist guclerle (ABD-İngiltere) birlikte hareket etmekle ve milliyetci bir yaklasim izleyerek etnik temele dayali bir devlet olusturmaya calismakla suclarken, diger taraftan KDP ve KYB'ye isbirligi cagrisi yaparak, olusacak yapida yer edinmeye calisiyor. KDP ve KYB yetkilileri, KADEK'in bu cagrilarini ciddiye almiyorlar ve "Irak'in kuzeyinde KADEK'e yer olmadigi" yonunde aciklamalar yapiyorlar.
Nurnberger Nachrichten Gazetesi'nin, 17 Nisan 2003 tarihli sayisinda "Zafer Sevinci Fazla Uzun Surmedi; KDP-KYB Birbirine Girdi" basligiyla yayinlanan haberde bu gelismeleri dogrulayan bir icerikte;
"KDP-KYB, Kuzey Irak'ta hakimiyet icin buyuk bir cekisme icindeler. Savas henuz tam olarak sona ermis degil, ancak Kuzey Irak'ta onde gelen iki Kurt grubu, yeniden bolgenin hakimiyeti icin cekisme halindeler. Rakibi tarafindan kendini devre disi birakilmis olarak goren KDP lideri Barzani, KYB'nin gectigimiz hafta Kerkuk'e girerek tum anlasmalari ihlal ettiginden sikayetci.
Oysa, Kerkuk ve Musul'da İrak Ordusu'nun egemenligine son verilmesinden dolayi yasanan sevinc gosterilerinin uzerinden daha birkac gun gecmisti. Bu durum, simdiden tarih oldu. KDP lideri Mesut Barzani, 'Kerkuk'te yasananlar vardigimiz anlasmalarin ihlalidir. Talabani anlasmalara ihanet etti. Buna seyirci kalamayiz. KYB'liler Kerkuk'u hemen bosaltmalilar' diyerek, KYB'ye tepki gosterdi.
KYB'nin Kerkuk'e girmesine Turkiye'nin tepkisi de sert oldu. Barzani de, hemen Turkiye ile temasa gecerek, 'Talabani'nin Kerkuk'ten cikarilmasi icin isbirligi' teklifinde bulundu.
Bu durum, yani iki Kurt grubundan birinin bir baska gucle digerine karsi ittifak kurmasi yeni degil. Ornegin KDP, Agustos 1996'da, iki yil once ellerinden Erbil kentini alan KYB'yi kentten cikarmak icin İrak birliklerini bolgeye cagirmis ve KYB mensubu Kurtlerin oldurulmesine neden olmustu.
Kurt gruplari arasindaki sorunun kaynagi, 1960'li yillarda KDP icinde, ilk Baas rejimiyle iliskilerde yasanan yogun tartismalardi. Bu tartismalar uzun yillar suren parti ici catismalardan sonra, yonetici liderlerden olan Talabani'nin ayrilmasi ve 1975'de KYB'yi kurmasiyla sonuclandi. Gectigimiz yillarda bircok kez iki grup arasinda kanli catismalar oldu. Ancak, iliskilerdeki en belirgin tarih 1978'dir. Bu tarihte KDP, yuzlerce kisilik bir KYB birligini ortadan kaldirarak, oniki KYB yoneticisini tutuklamis ve idam etmisti.
Iki Kurt grubu Bagdat, Tahran, Sam ve Ankara'yla degisken ittifaklar kurarak, o zamandan bu yana birbirleriyle savastilar. Uluslararasi girisimle surdurulen baris gorusmelerindeki ikna turlari da sonucsuz kaldi. Iki tarafin tutuklulara yonelik muamelesi Uluslararasi İnsan Haklari Orgutleri tarafindan kinandi. ABD'nin Irak'a operasyonu oncesinde KDP ve KYB uzlastiklarini acikladilar. Ancak bu uzlasma, KYB'nin Kerkuk'e girmesiyle yeniden golgelendi.
KDP ve KYB, bolgeye yerlesmeye calisan PKK-KADEK'e karsi da uzun sure savastilar. Barzani ve Talabani, savas oncesi ve sonrasinda yaptiklari aciklamalarda; 'Irak'in kuzeyinde PKK-KADEK'e yer olmadigini' belirterek, 'PKK-KADEK'in Kurtlere yonelik siddet eylemlerini surduren terorist bir grup oldugunu' vurguladilar.
Irak'ta askeri anlamda savas sona erdi, ancak Irak'in yeniden yapilanmasi surecinde Kurt gruplar arasindaki siyasi mucadele daha yeni basladi."

Bu arada, CNN televizyon kanalinda 17 Nisan 2003 tarihinde yayinlanan bir baska haberde, "Musul ve Kerkuk'te halk, ABD askerlerini ve Kurt gruplarini istemediklerini acikca ortaya koydu. Musul ve Kerkuk'un dusmesiyle birlikte sehirleri yagmalayan KDP ve KYB guclerine buyuk tepki gosteren halk, Kurt gruplari geri adim atmak zorunda birakti" gorusune yer verildi.

Die Tageszeitung Gazetesi'nde 11 Nisan 2003 tarihinde yayinlanan "Kuzey Irak'ta Kurtler Turklerle Anlasmak Zorunda" basligiyla yayinlanan bir yorumda ise, ilginc tespit ve uyarilarda bulunuldu;
"Bagdat'in dusmesinin ardindan Kuzey Irak'ta simdi kritik gunler basliyor. Rejim cokmus durumda, Saddam'in askerleri Kerkuk ve Musul'daki cepheleri terk ettiler ve Kurt gruplar bu sehirlere girdiler. KDP ve KYB'li guclerin bu girisimleri, bolgede yeni ihtilafa ve krize neden oldu.
ABD yonetimi, savas oncesinde yapilan muzakerelerde, Kurtlerin, Kuzey Irak'taki Musul ve Kerkuk'un kontrolunu ustlenmemeleri ve Kerkuk petrolunun Irak'in milli idaresine kalmasi icin gerekenin yapilacagi yonunde Turkiye'ye soz vermisti. Bunun karsiliginda da Turk Ordusu bolgeye girmeyecekti. Eger ABD, baskalarinin kendilerini ornek alarak mutlak hakimiyetlerini askeri yollarla, guvenlik cikarlarini one surerek kabul ettirmelerini istemiyorsa, bu sozune sadik kalmali ve Kurtleri bu sehirlerden uzak tutmalidir. Turkiye, bolgede Kurtlerin bir oldu-bitti yaratmasini kabul etmeyecegini net olarak ortaya koydu. Zaten Turk Ordusu bu tur ihtimallere karsi sinirda hazir bekliyor.
Kurt liderler, coskularina gem vurmali ve serinkanli hareket etmeliler. Kurt liderler, eger uzun sure bolgede rahat yasamak istiyorlarsa, Turkiye ile mutlaka uzlasmalari gerekiyor. Kurt liderlerin, firsattan yararlanmak ve Turkiye'yi kiskirtmak yerine, guvenilir bir muttefik gibi davranmalari kendileri icin daha iyi olacaktir."

Zor zamanlarinda Turkiye'yi yanlarinda bulan KDP ve KYB liderleri, Turkiye ile dost olmaktan baska carelerinin olmadigini artik anlamalilar. Musul ve Kerkuk'un Irak'in toprak butunlugu ve siyasal birligi icindeki yerleri korunmali ve bu bolgelerin herhangi bir etnik grubun denetimine gecmesine izin verilmemelidir.

Ortadogu'daki siyasal olusumlarda ve yeniden yapilandirmada, bolgenin kendine ozgu dinamikleri goz onunde bulundurulmalidir. Turkiye'nin jeostratejik ve jeopolitik konumunu dikkate almayan, disaridan zorla kabul ettirilmeye calisilan formullerin basari sansi bulunmamaktadir. Irak'ta olusacak yeni dengeler, bu ulkenin komsularini tehdit edecek, bolgede olusturulmaya calisilan baris ve istikrari bozacak, yeni catismalara ve krizlere neden olacak nitelikte olmamalidir.

1