KADEK'IN "SIDDET" KARARINA TEPKI YAGIYOR...


Kuresel terorizme karsi mucadelede uluslararasi isbirliginin ust seviyede oldugu bir donemde, ABD ve AB tarafindan teror orgutleri listesine alinan PKK-KADEK'in "mesru savunma savasi" adi altinda siddeti tirmandirmaya yonelik aciklamalarina, uluslararasi kamuoyu sert tepki gosteriyor.

15 Subat 2003 tarihinde orgut televizyonu Medya TV'ye konusan teror orgutu KADEK ust duzey sorumlusu Osman Ocalan; "KADEK, bugunden itibaren savas karari aldi. Bu savas gectigimiz donemki savastan daha genis kapsamlidir. Simdiki savas, daglar da dahil olmak uzere, sehirlerde, koylerde, metropollerde, Kurdistan'da, Turkiye'de her alanda olacaktir. Onceden siyaset savasin hizmetindeydi, simdiyse savas siyasetin hizmetindedir" diyerek, orgutun ozundeki degismez "siddet" egilimini ve orgutun demokratiklesme konusundaki "samimiyetsizligini" ortaya koymaktadir.

KADEK'in "siddeti tirmandirmaya" yonelik bu karari, basta Kurtler olmak uzere, uluslararasi kuruluslar ve Avrupa Parlamentosu uyeleri tarafindan tepkiyle karsilandi. Avrupa Birligi uyesi ulkelerinin yetkilileri tarafindan yapilan aciklamalarda ve yabanci basin-yayin organlarinda yer verilen yorumlarda, "KADEK'in 'mesru savunma savasi' baslatma kararinin, dunya konjonkturu dikkate alindiginda hem orgute, hem de Kurt halkina buyuk zararlar verecegi, orgutun 'silahli mucadeleye son verilerek, demokrasi ve baristan yana olundugu' yonundeki soylemlerini gecersiz kilacagi, siddetin hicbir hakli gerekcesinin olamayacagi" vurgulanarak, KADEK'in, zaman kaybetmeden "demokratik acilimlara iliskin soylemlerinin geregini yerine getirmesi gerektigine" dikkat cekiliyor.

KADEK'in bu karari almasina gerekce olarak, "Abdullah Ocalan'in cezaevi kosullarini" gostermesinin de inandirici bir boyutunun olamayacagini vurgulayan bazi Avrupa Parlamentosu uyeleri, "Dunyanin hicbir yerinde bir kisinin tecridi nedeniyle savas ilan edilemez. Mesru savunma gibi kavramlarla da siddet eylemleri hakli gosterilemez. KADEK'in son kararinin, demokrasi ve hukuki gecerliligi bulunmamaktadir. Abdullah Ocalan'in cezaevi kosullarinin duzeltilmesi ile ilgili talepler, demokrasi ve hukuk cercevesinde yurutulmelidir" diyerek, KADEK'in, Turkiye ve bolgedeki demokratik sureci baltaladigina ve siddet/savas yanlilarina hizmet ettigine dikkat cekiyorlar.

Nitekim, 17 Subat 2003 tarihli Hurriyet Gazetesi'nde Fatih Altayli imzasiyla yayinlanan kose yazisinda; "Analar, babalar, nineler, cocuklar hep birlikte toplaniyor ve savasa, siddete karsi oldugumuzu bagiriyorduk. Her gorusten, her fikirden binlerce insan savasa karsi oldugunu haykiriyordu. Bu toplantilara medya da buyuk ilgi gosteriyor ve destek veriyordu. Izinsiz yapilan bu toplantilara ne polis, ne de devletin baska bir birimi mudahalede bulunmuyordu. Ama, bu demokratik hak arayisimiz cok uzun surmedi. Bu demokratik hakkimizi kullanmamizi engelleyenler, PKK-KADEK yandaslari oldu. Meydanlarda toplanmis binlerce demokrasi yanlisi kalabaligi goren PKK yandaslari, birkac hafta sonra bu meydanlara gelmeye basladilar. Her fikirden binlerce vatandasimiz 'hukuk' ve 'demokrasi' icin bagirirken, PKK'lilar bizim bu beraberligimizi 'kendi emelleri icin' kullanmaya, iyi niyetli kalabaliklarin arkasina saklanarak, kitleleri provoke etmeye basladilar. PKK yandaslari, savasa ve siddete karsi cikanlari sindirmeye, cikarlari dogrultusunda kullanmaya ve demokratik haklari baltalamaya calisiyorlar. Aslina bakarsaniz PKK, Turkiye'de yillardir 'demokrasiyi torpuluyor'. Bunu da bilerek yapiyor" denilerek, KADEK-PKK'in "demokratiklesme ve baris" konusundaki samimiyetsizligi acikca ortaya konulmaktadir.

Uluslararasi kamuoyu, KADEK'in, "demokrasi ve baristan yana olundugu" yonundeki soylemlerinin geregini yerine getirerek, Irak'in kuzeyindeki silahli kadrolarini tehdit unsuru olmaktan cikarmasini, siddeti tirmandirmaya yonelik aciklamalara son vermesini ve Turkiye, Ortadogu ve Avrupa ulkelerinin kamu duzenini bozmaktan vazgecerek, demokratiklesmeye yonelik somut adimlar atmasini bekliyor.

KADEK yoneticileri, terorle mucadelede kuresel savasin yurutuldugu bu donemde, siddetin hicbir hakli gerekcesinin olamayacagini unutmamali, basta Kurt halki olmak uzere tum insanligin karsi tarafta yer alacagini anlamali ve gecmisteki hatalari tekrarlamamalilar.

1