ULUSLARARASI KAMUOYUNA!..


Irak'taki savasin, bolgenin baris, istikrar ve guvenligini olumsuz yonde etkileyecek, bir kargasa ortaminin olusmasina ve daha fazla can kaybina yol acmayacak bicimde, en kisa surede sona erdirilmesini bekliyoruz. Ortadogu'da yeni bir savas ve kriz istemiyoruz.

Irak'in toprak butunlugu, siyasal birligi ve egemenligi her kosulda korunmalidir. Irak halkinin biran once barisa kavusmasini, kendi gelecegini ozgurce belirlemesini ve uygar uluslar arasindaki yerini almasini diliyoruz.

Turk kamuoyu, Irak'ta, tum etnik gruplarin esitlik temelinde temsil edildigi demokratik bir rejimin kurulmasini, Irak halkinin ulkesi ve dogal kaynaklari uzerinde tam denetime sahip olmasini istiyor.

Irak'ta olusacak yeni dengeler, bu ulkenin komsularini tehdit edecek, bolgede yeniden saglanmasini diledigimiz istikrari bozacak, yeni catismalara ve krizlere neden olacak nitelikte olmamalidir. Savasin bir siyasal cozumle sonuclanacagini umuyor ve buna kosut olarak da Irak halkina yardim elinin uzatilmasina onem veriyoruz.

Bu asamada, Irak'in savas sonrasinda yeniden yapilandirilmasi konusu kadar, Irak halkina insani yardimlarin etkili bicimde ulastirilmasi ivedilik tasimaktadir.

Birlesmis Milletler Guvenlik Konseyi'nin 28 Mart 2003 tarihinde kabul ettigi 1472 sayili kararini bu anlayisla destekliyor ve petrol karsiligi gida programinin surdurulmesini istiyoruz.

Kamuoyumuz, Irak'in demokratiklestirilmesi surecini desteklemektedir. Irak, demokrasi yolunda ilerlemeye basladiginda bolgedeki en guvenilir ortagi olarak onu destekleyecek ulkelerin basinda Turkiye ve Turk kamuoyu gelecektir.

Bugun gelinen noktada, etkisi azalmasina karsin Birlesmis Milletler'in, barisin korunmasi ile gorevli baslica uluslararasi kurulus oldugu hususu gozden uzak tutulmamalidir.

Bu nedenle, Irak'ta ve Ortadogu'da istikrar ve barisin guclendirilmesi, Ýrak halkina yapilacak insani yardimlarin yerine ulastirilmasi ve Irak'in yeniden yapilandirilmasi konularinda Birlesmis Milletler'in oncu ve belirleyici bir rol ustlenmesi gerektigini dusunuyoruz.

Musul ve Kerkuk konusunda Turk kamuoyunun duyarliligini bir kere daha vurgulamakta yarar goruyoruz; bu kentlerin, Irak'in toprak butunlugu ve siyasal birligi icindeki yerleri korunmali ve bu bolgelerin herhangi bir etnik grubun denetimine gecmesine izin verilmemelidir.

Ortadogu'daki siyasal olusumlarda, yeniden yapilandirmada, bolgenin kendine ozgu dinamiklerinin goz onunde bulundurulmasinin temel onem tasidigini dusunuyoruz. Bolgenin ozelliklerini dikkate almayan, disaridan zorla kabul ettirilmeye calisilan formullerin basari sansi bulunmamaktadir.

Savasin uzamasi, uluslararasi siyasal ve ekonomik ortam uzerinde olumsuz gelismelere yol acabilecektir. Ayrica, uluslararasi duzeyde bu savasin uygarliklar ve dinler arasinda bir catismaya donusmemesi, Islam dunyasinda Bati karsiti akimlari koruklememesi, teror odaklarini guclendirmemesi en buyuk dilegimizdir.

Uluslararasi toplumun 11 Eylul olaylari sonrasinda olabildigince genis bir katilimla terorizme karsi ortak bir cephe olusturmasina ve dayanisma icine girmesine karsilik, bu son savasin bu ortak cepheyi ve dayanismayi zayiflatmasindan da kaygi duyuyoruz.

Avrupa Birligi'nin "teror orgutleri listesi"ne alinan PKK'nin uzantisi KADEK'in, Irak'in kuzeyindeki orgut kamplarinda halen 5 bin civarindaki silahli mensubunun, sadece Turkiye ve bolge ulkeleri icin degil, Avrupa ulkelerinin kamu duzenini de tehdit ettigini vurgulamakta yarar goruyoruz.

Uluslararasi kamuoyunun, teror ve Irak'in toprak butunlugunun korunmasi konusunda Turkiye'nin yakin gecmiste yasadigi aci deneyimlerinden kaynaklanan duyarliligi ve kaygilarinin anlayisla karsilamasini bekliyoruz.

Baris ve Demokrasi Platformu

1