CENAZE EVINI BASAN KADEK'LILERE KURTLERDEN SERT TEPKI!..


Orgut icerisindeki antidemokratik uygulamalara karsi cikan kadrolara yonelik infazlarini surduren KADEK yonetiminin, Avrupa ulkelerindeki siddeti tirmandirmaya yonelik cabalarina Kurtlerin sert tepki gosterdigi belirtiliyor. Almanya'da cenaze evini basarak, biri agir, bes kisinin yaralanmasina neden olan KADEK'li teroristleri lanetleyen Kurtler, "KADEK Cinayetlerine Sessiz Kalmayalim" adi altinda uluslararasi kuruluslara yonelik kampanyalar duzenliyor.

PKK-KADEK'in "demokrasi, baris ve birlik" soylemlerinin samimi olmadigini ve gercegi yansitmadigini vurgulayan Kurt dernekleri, Kuzey Irak'taki orgut kamplarindaki silahli kadrolarin, Avrupa'da yasayan ve KADEK ile ayni gorusu paylasmayan Kurtler icin onemli bir tehdit olusturduguna dikkat cekiyorlar.

Almanya'nin Freiburg kentinde yasanan KADEK saldirisi ile ilgili olarak bir Kurt derneginin web sayfasinda 3 Nisan 2003 tarihinde yayinlanan bir basin aciklamasinda soyle denildi;

"PKK-KADEK'in, Avrupa'da yasayan Kurtlere yonelik siddet eylemleri artarak devam ediyor. KADEK, son bir ay icinde saptayabildigimiz uc tane orgutlu ve merkezi saldiri gerceklestirdi. 15 Mart tarihinde Berlin'de, 16 Mart gunu Paris'te Nevruz gecelerini basarak yuzlerce kisinin yaralanmasina neden olan KADEK'li saldirganlarin son saldirisi ise, KADEK-PKK icerisinde yillarca yoneticilik yapmis olan, ancak daha sonra anlasmazlik sonucu orgutten ayrilmayi tercih eden M.Can Yuce ve ailesine (cenaze evine) yonelik gerceklestirilen saldiridir.
Agabeyi vefat eden M.Can Yuce, 30 Mart 2003 tarihinde Almanya'nin Freiburg kentine giderek, buradaki yegeni Huseyin ve ailesiyle birlikte olum acisini paylasmak istiyor. M.Can Yuce yegeninin evinde taziyeleri kabul etmeye basliyor. KADEK'in Freiburg'daki derneginin yoneticileri de taziyeye geliyor. Biri dernek baskani, ikisi yonetici konumunda olan 5 kisilik grubun taziyeleri, geleneklere uygun sekilde kabul ediliyor. Bir sure sonra dernege donen bu kisiler, 20'ye yakin genc KADEK'liyi orgutleyerek, cenaze evine yolluyorlar. KADEK'li teroristler, taziyeye geldiklerini soylemelerine ragmen, evi adeta isgal altina aliyorlar. O sirada M.Can Yuce ve yegeni evde yok. KADEK'li saldirganlar beklemeye basliyorlar. Huseyin Yuce eve gelince, kendini YCK sorumlusu olarak tanitan KADEK'li saldirgan, M.Can'in aksama kadar Freiburg'u terk etmesini, gitmemesi halinde hem kendisi, hem de ailesinin oldurulecegi yonunde tehditler savuruyor. Ev sahibi Huseyin, saldirganlara, saygisizlik yapmamalarini, yasta olduklarini, bulunduklari yerin cenaze evi oldugunu soyluyor. Huseyin'in esi, o kadar iyi niyetli ki, taziyeye geldigini sandigi bu saldirganlara cay ikram ediyor. Tam bu sirada M.Can eve giriyor ve tartisanlara cenaze evinde olduklarini hatirlatiyor. KADEK'liler, M.Can ve Huseyin'in uzerine saldiriyorlar. Saldirganlardan biri sehpanin uzerindeki caydanligi Huseyin'in kafasindan asagi dokuyor ve agir derecede yanikla yaralanmasina neden oluyor. Saldirganlar, M.Can Yuce ile birlikte evde bulunanlari tartaklayip kaciyorlar.

Bu saldiri, merkezi, orgutlu ve belli bir politikanin urunudur. Bundan dolayi saldirinin bas sorumlusu KADEK yonetimidir. Bir sure once Freiburg ve civarlarinda toplantilar duzenleyen KADEK sorumlusu Muzaffer Ayata, 'M.Can Yuce buralara gelip toplantilar yapiyor, ama hicbiriniz bir sey yapmiyorsunuz' diyerek, M.Can Yuce'yi infaz edilmesi yonunde hedef gostermisti. KADEK Avrupa orgutunu cete ve mafya yontemleriyle yoneten Ali Riza Altun da, Kurtlere yonelik bu tur saldirilar icin talimatlar yagdirmisti. Freiburg'daki KADEK'e bagli dernegin baskani ve yoneticileri de bu saldirilarin azmettiricileridir.

Tum yurtseverleri, demokratlari, insan haklari savunucularini, KADEK cinayetlerine ve siddet eylemlerine karsi sessiz kalmamaya, saldirganlari adalet onune cikartmaya ve KADEK'in terorist kimligini uluslararasi kamuoyuna teshir etmeye cagiriyoruz. AB'nin de, KADEK terorune karsi Kurtleri korumasini, KADEK icindeki genclerin ailelerine geri donmelerini saglamasini bekliyoruz."

Hangi dinde, hangi ahlakta, hangi vicdanda, hangi felsefede, hangi sistemde cenaze evini basmak kustahligi vardir. Boyle bir zorbaligin, gozu donmuslugun herhangi bir aciklamasi, bir gerekcesi olabilir mi? Her dinde, inancta, tore ve gelenekte, dusunce sisteminde oluye, olu evine, yasa saygi esastir. Oyle ki, bu deger yargilariyla dokunulmaz kilinmistir.

Bu KADEK'li zorbalar, ev basma, tehdit savurma, kimin nerede kalip kalamayacagina karar verme hakkini kimden ve nereden almislardir? KADEK'in saldirganliklari, olu evini basacak kadar kendinden gecen bu gozu donmuslukleri, zorbaliklari bosuna degildir. KADEK yonetiminin bu yaklasimi, salt despotik saltanati surdurme, kendisi disinda kimseye yasam hakki tanimama, bastirma, teror, emek gaspi ve calinan olanaklari tekelinde tutma politikasinin ve ozundeki "siddet" yaklasimini bir turlu birakamamasinin bir sonucudur.

1