YUNANISTAN'DA
OCALAN KRIZI SURUYOR;
"Teroristlerle Isbirligi Yapanlar Hesap Veriyorlar"
Teror orgutu PKK (yeni adi
KADEK) lideri Abdullah Ocalan'in Yunanistan'a getirilmesi ve
gizlenmesi ile ilgili olarak yasanan skandalin yankilari suruyor.
1999 yilinda terorist Abdullah Ocalan'in Yunanistan'a yasadisi
yollardan girmesini saglayan 12 kisinin yargilanmasi sureci,
Atina Agir Ceza Mahkemesi'nde 8 Ocak 2003 tarihinde yapilan
durusma ile basladi.
Yunan basininda yer alan haberlere gore, halen Ýmrali Adasi'nda
cezaevinde bulunan terorist Ocalan ile kendisine eslik eden Ayfer
Kaya (Rozarin) ve Cengiz Yakar adli teroristler de, Yunanistan'a
yasadisi yollardan "izinsiz giris"(!) yaptiklari ve
"Turkiye ile Yunanistan arasinda savasa neden olabilecek bir
eyleme giristikleri" gerekcesiyle, giyabinda yargilaniyorlar.
Terorist Ocalan'in Yunanistan'a getirilmesinde basrol oynayan
emekli Tugamiral Andonis Naksakis ile Ocalan'i Atina'daki
evlerinde barindiran yazar Stavrula Vasilopulu Damionaku ve kizi
Eleni Vasilopulu'nun da yargilananlar arasinda oldugunu kaydeden
Yunan gazeteleri, 1999 yilina damgasini vuran teror skandalinin
diger saniklarinin havaalaninda gorevli polisler ve Ocalan'i
tasiyan ucagin pilotu ile diger havayolu gorevlileri oldugunu
belirttiler.
Saniklarin, agir ceza gerektiren "ulke barisini tehlikeye
atmak" sucunun yani sira, "teroriste yardim ve yataklik"
gibi suclardan da yargilandigini kaydeden Yunan basini, durusmada
"Ocalan skandali" sonrasinda koltuklarini kaybeden eski
Disisleri Bakani Theodoros Pangalos, eski Icisleri Bakani Alekos
Papadopulos, eski bakan Evangelos Yiannopulos, PASOK Milletvekili
Kostas Baduvas, eski Kamu Duzeni ve halen Adalet Bakani olan
Filippos Petsalnikos, eski EYP Baskani Haralambos Stavrakakis,
eski EYP gorevlisi Binbasi Savvas Kalenderidis, Kenya'daki eski
Yunan Buyukelcisi Yiorgos Kostulas'in da bulundugu 70 kisinin,
mahkemeye "teroristlerle isbirligi yaptiklari"
gerekcesiyle ifade vereceklerine dikkat cekiyor.
Bu arada, Atina'da yayinlanan Apoyevmatini Gazetesi'ne bir demec
veren yazar Damionaku, durusmalara kamera sokulmamasi kararinin
"gercekleri gizleme" amacli oldugunu savunarak, sunlari
soyledi; "Ocalan'in Yunanistan'a getirilmesi olayi hakkinda
herkes gercegi biliyor, ama hic kimsenin bu skandali ustlenmeye
cesareti yok. Ocalan'in Yunanistan'a getirilmesi ve gizlenmesi
olayinda herkes sorumsuzca davranmistir. 30 Ocak 1999 sabahi
Naksakis, once Disisleri Bakani Pangalos'a gitti. Sonra da
Ocalan'a gelip, 'Sana Hukumetimiz iltica hakki verecek' dedi.
Ocalan da bana 'Pangalos'a inaniyorum' dedi. Ben de ona 'Hukumet,
PKK yanlisi, endise etme' dedim. Ocalan'in ulkeye getirilmesi ve
gizlenmesi olayinda Hukumet yetkililerinin bilgisi vardi. Hukumet
yetkilileri, bu mahkemeyle kendilerini aklayamayacaklar."
Daha once de, emekli Tugamiral Andonis Naksakis, Ocalan'in
yakalanmasi ile ilgili olarak 26 Kasim 2000 tarihli Adesmeftos
Tis Kriyakis Gazetesi'ne onemli aciklamalarda bulunmustu.
Naksakis; "Ocalan'in Atina'ya gelecegi konusunda, Basbakan
Simitis ve Disisleri Bakani Teodoros Pangalos'un bilgisi vardi.
Bu cok aciktir. Her seyi Hukumet'in talimatiyla yaptim.
Sguridis'in talimatiyla, EYP'te muvazzaf subay Savvas
Kalenderidis de bana yardimci olmustur. Ocalan konusunda Pangalos
benden bilgi aliyor, Basbakan'dan da talimat aliyordu. Ocalan, 29
Ocak 1999 tarihinde Atina'ya geldi. Yazar Voula Diamanako'nun
evine yerlestik. Pangalos ile konustum. Kendisine bilgi verdim.
Ocalan'in siginma konusunu konusacagimizi soyleyerek, evde
beklememi istedi. Hukumet'in bilgisi dahilinde hareket ediyorduk.
Cunku, EYP Yunanistan'in gizli servisiydi" diyerek, terorist
Ocalan'in Yunanistan'a getirilmesi ve gizlenmesi olayinda Yunan
Hukumet yetkililerinin bilgisi oldugunu acikca ortaya koymustu.
Uluslararasi kamuoyu; Yunan adaletinin, terorist Ocalan ve
arkadaslari ile teroristlere her turlu yardimda bulundugu
belirlenen Yunanli yetkilileri hak ettikleri sekilde
cezalandirmasini bekliyor. Yunan Hukumeti, Yunanistan-Turkiye
arasindaki dostane iliskilere buyuk zarar veren teror orgutu
KADEK (PKK) mensuplarina yonelik hosgorulu yaklasimi terk ederek,
kuresel terorizmle mucadele konsepti cercevesinde, Atina'nin
teror orgutlerinin ussu haline gelmesine izin vermemelidir. Aksi
halde, benzer senaryo ve sorumsuzluklarin yasanmasi, her donemde
sozkonusu olabilecektir.